(743 S. K. m. 618)
Dava: Taraflar arasındaki meraya müdahalenin meni davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Erzincan Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 23.10.1985 gün ve 1984/252 - 1985/733 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
(...Dava konusu edilen taşınmazın yayla olduğunda bir ihtilaf yoktur. Uyuşmazlık bu yayladan yararlanmaya ilişkindir. Yayla, mera, kışlak gibi yerlerden yararlanma hakkı öncelikle tahsis belgesiyle ispat olunmak gerekir. Tahsis belgesi yoksa o takdirde bilirkişi ve tanık sözleri ile kadim yararlanma hakkının ispatı icabeder.
Davalı köy, dava konusu yaylakın kendilerine ait bulunduğunu savunmuş ve bu konuda biri 1170, diğeri 1178 tarihli iki fermana dayanmıştır. Sözü edilen fermanların taalluk ettiği yerler mahkemece bilirkişilerden sorulmamış ve nizalı yayla ile ilgili olup olmadığı tahkik edilmemiştir. Açıklanan kural uyarınca özellikle fermanın uygulanması icabeder. Bilirkişilerin bilemediği hususlarda tanık dinlenmesi, bilirkişi ve tanıkların anlayamadığı fermanda yazılı eski deyim ve sözlerin uzman bilirkişi aracılığı ile bugünkü dile çevirtilerek uygulamanın sağlanması, şayet fermanların dava konusu yerle ilgili olmadığı sonucuna varılırsa o takdirde dinlenmeyen tanıklar da dinlenip tüm deliller takdir edilerek bir sonuca ulaşılması gerekir. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü gibi bir başka dosya da aynı fermanlar uygulanmışsa ve özellikle o dosya taraflarla ilgili ise getirtilip incelenerek delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınmak icabeder.
Bu yönler gözönünde tutulmadan eksik inceleme ve soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davalı köy 1170 ve 1178 tarihli iki adet ferman ibraz ettiğine göre, işbu fermanların içeriği ve niteliği araştırılmalıdır. Mera, otlakıye ve yaylakların yararlanma hakkı öncelikle bu belgelerle ispat olunmak gerekir. Adı geçen fermanlar incelenerek mahalline uygulanmalı, kapsamları, taraf köylerle olan bağlantısı araştırılmalı, dava ona göre çözümlenmelidir. Şayet fermanlar ile taraf köylerin yararlanma hakkı arasında bir bağ kurulamazsa, o takdirde bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurularak kadim yararlanma durumu araştırılmalıdır. Bu nedenlerle Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme karanının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy