(6570 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 28.9.1987 gün ve 1986/138 - 1987/991 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 4.3.1988 gün ve 1987/15292 - 1988/3263 sayılı kararı; (... Davacı, davalının aynı şehir ve belediye hudutları içinde oturulabilir konutu bulunduğunu ileri sürerek kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı konut olarak var olduğu söylenen dairenin avukatlık bürosu için satın aldığını ve o şekilde kullanılmakta olduğunu konut olarak kullanılabilirliği kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İddiada geçen (8) bağımsız no.lu dairenin tapuda davalı adına müstakilen kayıtlı olduğu kayıtta konut olduğu hakkında açık bir ibare bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahallinde de yapılan keşiflerde bu dairenin çok küçük iki oda ve bir salon duşlu WC ile mutfaktan ibaret toplam 40 mı kullanma alanlı olduğu normal olarak bir ailenin kullanımına yeterli bulunmadığı anlaşılmıştır. Aynı şehir ve belediye sınırları içinde konutu bulunmaktan ötürü tahliye istenebilmesi için davalıya ait konutun objektif şekilde oturulabilir vasıf ve şartları haiz olması davalının subjektif durumunda uygun oturulabilir olması gerekir. Keşifte tespit edildiği gibi kaloriferi iptal edilmiş, tuvaletteki duş dışında banyosu olmayan toplam 40 m2.den ibaret ve avukat yazıhanesi olarak kullanılabilen dairenin davalının sosyal durumu da nazara alındığında tüm unsurları ile oturabilirlik vasfının bulunmadığının kabulü gerekir. Bu hususlar ve tüm dosya içeriği karşısında sabit olmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi görüş ve düşünce ile yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 28.12.1988 günü yapılan ilk görüşmede çoğunluk sağlanamadığı için, yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy