(743 S. K. m. 628) (1086 S. K. m. 429)
Taraflar arasındaki tespit ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 14.7.1987 gün ve 358-323 sayılı kararın incelenmesi davacı vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, (... Tarafların eşit paylı ve müştereken malik oldukları 496 ada 18 parsel sayılı 775,95 metrekare yüzölçümündeki arsanın 170 metrekarelik kısmına 8 daireli apartman yaptıkları, aralarında uyuşmazlık çıkması nedeniyle kat mülkiyetini kuramadıkları ve davalıların Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesine 1986/492 esasta kayıtlı ortaklığın giderilmesi davası açtıkları dosya kapsamı ve toplanan delillerden anlaşılmıştır. Davacı vekili mezkür apartmanın yapım giderlerinin yarısını müvekkili ve diğer yarısının ise davalılar tarafından karşılandığını bildirerek apartmanın batı yönünde bulunan 1-4. katlardaki toplam dört dairenin davacı adına tespit ve tescilini istemiştir. Sözü edilen apartman müştereken yapıldığından, müşterek mülkiyet halindeki taşınmazın mütemmim cüz'ünü teşkil ettiğinden ve ayrıca pay tescili de mümkün bulunmadığından dava konusu dört dairenin davacı adına tescili hususundaki isteğin dinlenme olanağı yoktur. Ancak, apartman yapımı giderlerinin yarısının davacı ve diğer yarısının da davalılar tarafından karşılanması, dava konusu dört dairenin davacı Ali Arslan K.'ya ait olması olasıdır. Apartmanının üzerinde bulunduğu taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davasının mevcut olması söz konusu dava sonunda taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmesi ve o taşınmazın satılması halinde; davacı taşınmazın satış bedelinden, kendisine ait dairelere isabet eden bedeli isteyebilmesi için işbu davayı açmakta hukuki yararı vardır. Bu itibarla, mevcut ve toplanacak deliller sonunda iddia sübut bulursa, çekişmeli dairelerin davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken tüm davanın reddi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi, gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy