(2942 S. K. m. 13, 20, 25)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.8.1987 gün ve 1987/588-534 sayılı kararın incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Beşinci Hukuk Dairesinin 1.3.1988 gün ve 1987/28523,1988/ 3434 sayılı ilamı ile; (... Dosyaya gelen tapu kaydına göre kısmen kamulaştırılan dava konusu taşınmazın kamulaştırılan 27451 m2 lik kesiminin tapu kaydı 16.4.1987 de davalı idareye devir edildiği, davanın ise yasal hak düşürücü süreden sonra 1.6.1987 gününde açıldığı anlaşılmıştır. Tapudaki ferağ işlemi sırasında mal sahibi, kamulaştırmayı açılacak davada husumetin düşeceği idareyi ve biçilen bedeli bildiğinden bedele itiraz davasında ferağ gününün tebliğ günü yerine geçtiğinden, tapu idaresinden akit tablosu da getirtilerek davanın yasal hak düşürücü sürede açılıp açılmadığının araştırılmamış olması,
Kabule göre de, kamulaştırma kısmı olup kamulaştırmadan arta kalan kesimde değer değişikliği olup olmayacağının bilirkişi raporlarında incelenmemiş bulunması, bu yönden ek raporlar istenmeden eksik soruşturma ile hüküm kurulması, doğru bulunmamıştır ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Davalı idare vekili.
Karar: Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 25. maddesinde (hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi için 13. madde uyarınca yapılan tebligatta, idare için tebligat çıkartmakla başla) hükmü getirilmiştir. 13. maddede de tebliğin kamulaştırılacak taşınmaz malın, kamulaştırılmasına uygun bir plan veya ölçekli krokisi, takdir olunan kıymetli kamulaştırmanın hangi idare yararına yapıldığı ve açılacak davalarda husumetin kime yöneltileceğinin gösterilmesi öngörülmüştür. Olayda davacı mal sahibi, taşınmazının kamulaştırılan kısmının serbest iradesi ile bedelini alma karşılığı, lehine kamulaştırma yapılan idareye, tapuda ferağını vermiştir. Mal sahibi ferağını verdiği tarihte kamulaştırma işleminin tebliği ile güdülen bildirilmesi gerekli unsurları öğrenmiş duruma girmiştir. Bu nedenle de kamulaştırılan taşınmazın mal sahibince tapuda ferağının verilmiş olması, Kamulaştırma Kanununun 13. maddesindeki tebligatla eşanlamda değerlendirilmelidir.
O itibarla kamulaştırılan taşınmazın tapuda ferağının verilmiş olması hali 2942 sayılı Yasanın 25. maddesinde, kamulaştırma işleminin mal sahibi için 13. madde uyarınca yapılan tebligatla başlayacağına ilişkin hükmünün, bir istisnası olarak kabulü gerekmektedir. Kamulaştırma bedelinin artırılması isteğiyle açılacak davalar için öngörülen 30 günlük hak düşürücü sürenin de tapuda verilen ferağ tarihi esas alınmak suretiyle hesaplanması icabedeceği kuşkusuzdur. Bu durumda Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 28.02.1990 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy