(6570 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki İmar amaçla esaslı tamirat ve tadilat nedeniyle tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Beyoğlu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 21.3.1989 gün ve 1986/422 - 1989/193 sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 22.5.1989 gün ve 1989/7007-9120 sayılı kararı; (... Davacılar dava konusu taşınmazı 17.3.1986 tarihinde satın aldıklarını bildirerek daha önce çektikleri ihtarname ile akdi yenilemeyeceklerini açıklayarak açtıkları iş bu dava ile imar amaçlı esaslı tamiratı ve tadilatı taşınmazın tahliyesini istemişlerdir.
Davacılar eski malik ve kiralayana halef olarak bu davayı açmışlardır. Ancak dava açtıktan sonra 13.8.1987 tarihinde bu taşınmazdaki tüm bağımsız bölümlerdeki hisseleri H., F., A., Z. ve A.S.'a satıldığı tapudan gelen 30.9.1987 tarih 3630 sayılı cevabi yazıdan ve ibraz edilen tapu kaydı fotokopilerinden anlaşılmaktadır.
Yeniden inşaat ve imar amaçlı esaslı tamirat ve tadilat malikler tarafından yaptırabileceği gibi mülkiyet hakkının temlik edilmesi de mülkiyete konu olan taşınmaz üzerindeki bütün hakları temellük edene geçirir. Dava hakkı da bunlardandır. Böyle olunca davacıların taşınmazı başkalarına satıp devretmekte dava hakkını yitirmiş olduklarını kabul etmek gerekir. Bu durum nazarı itibare alınmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru ve isabetli görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar : Davacılar H.A. ve Müşterekleri kiralananı satın aldıklarını ileri sürerek eski malik ve kiralayanın halefi olarak imar amaçlı, yeniden inşaat nedenine dayalı olan bu davayı açmışlar dava görülmekte iken de taşınmazın tamamını, dava hakları ile birlikte H., F., A., Z. ve A.S.K.'na satıp devretmişlerdir. Mülkiyet ve dava haklarının temlik edilmesiyle de taşınmaz üzerindeki bütün haklar temellük edenlere geçmiştir. Temyize konu davayı da bu yeri kayden satın alan yeni malikler yürütmüşlerdir. Bu itibarla yerel mahkemenin davacıların aktif dava ehliyetinin bulunduğuna ilişkin direnmesi yerindedir. Ne var ki işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmemiş olduğundan dosyanın Özel Dairesine gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme kararı doğru bulunduğundan sair hususlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy