(743 S. K. m. 659)
Taraflar arasındaki Şufa davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 29.2.1988 gün ve 1987/6 E.68/34. K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 19.12.1988 gün ve 1988/15069-19917 sayılı ilamı:
(... Davacı Şufalı payın ilişkin bulunduğu taşınmazda paydaş olduğunu paydaşlardan Süleyman Yıldırım'ın payını davalıya 27.11.1986 tarihinde sattığını ileri sürerek Şufalı payın iptali ile tescilini 15.12.1986 tarihli dava dilekçesi ile istemiştir.
Davalı satıcı Süleyman Yıldırım payı satmadan önce davacıya teklif ettiğini davacı almayınca kendisinin aldığını bu nedenle kötü niyetle olduğunu yersiz açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkeme hisse satılmadan önce davacıya tebliğ edildiğini davacının almadığını davacının satıştan haberdar olduğun gerekçe göstererek davayı reddetmiştir.
Şufa hakkı tapuda yapılan resmi satışla doğar, daha önceden satıcısının payını satacağını diğer paydaşa teklif etmesi ve onun da almaması Şufadan feragat niteliğinde değildir. Bu nedenle satıştan önce Şufalı paya ilişkin davacının konuşması ve o payı satın almak istemediği yolundaki beyanı süresinde açılan davaya etkili değildir. Dava süresinde açıldığına ve Şufa bedeli de depo edildiğine göre Şufalı payın iptali ile davacı adına tesciline karar vermek icap ederken aksi görüş ve düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi Usul ve Kanun'a aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme karanının Özel Daire bozma karında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy