(743 S. K. m. 641)
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Taşköprü Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 11.2.1990 gün ve 130 - 112 sayılı incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 4.6.1990 gün ve 4694-5222 sayılı ilamı:
(... Davacı Hazine vekili, davalının meraya elattığını ileri sürerek önlenmesini istemiş, yerel mahkeme davayı kabul etmiştir. Ancak; yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki, davalı taşınmazın tapulu olduğunu ve kendisinin haricen satın aldığını savunmuştur. Yapılan keşif sırasında tapu uygulaması yeterli olmadığı gibi çekişmeli kesimin tapu kapsamında kalıp kalmadığı da belirlenmemiştir. Tapulu bir taşınmaz için mer'a iddiası tapu iptal edilmedikçe dinlenmez. Bu durumda yeniden keşif yapılarak tapu kaydı çevreyi bilen yerel bilirkişileriyle yerine uygulanıp, dava konusu kısmen tapu kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmelidir. Ayrıca, tapu kapsamı içinde ise bulunduğu bölüm krokide işaretlenerek izlemeye elverişli şekil çizdirilmelidir. Bu yönler gözetilmeksizin hüküm kurulması Usul ve Yasa'ya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yereni geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava mera'ya haksız el elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Davalı çekişmeli yerin bayiine ait tapu kapsamında kaldığını, kendisinin de bu yeri haricen satın aldığını savunmuştur. Mahkemece yapılan uygulamada, ise gerek tapu, gerek harici satış senedinin dava edilen taşınmazla ilgisi olmadığı kesin suretle saptanmıştır. Ayrıca davalıda keşif tutanağına alınan beyanında, arazideki meyil nedeniyle tarlasına yağmur sularının gelmesini önlemek amacıyla bu yeri muhafaza ettiğini, yoksa tarım yaparak kullanmasının arazi durumu itibariyle söz konusu olmadığını ifade etmiştir. Bu itibarla yerel Mahkemece mevcut delillerin değerlendirilerek davanın kabul edilmesi tamamen doğrudur. Bozmada değinilen hususlarda yerine getirilmiştir. O halde Usul ve Yasa'ya uygun bulunan direnme kararı onanmalıdır.
Davalının temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy