(3402 S. K. m. 9)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sivrihisar Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.11.1986 gün ve 1984/190-1986/361 sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16.Hukuk Dairesi'nin 29.11.1988 gün ve 1987/18902 - 1988/19493 sayılı ilâmı;
(... Mahkemece yapılan inceleme araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Nizalı taşınmaz davacıya ait dava dışı 113 Nolu parsele uygulanan 634 tahrir Nolu vergi kaydı sınırları içerisinde kaldığından davacı adına tescile karar verilmiştir. Ancak, 113 Nolu parsele revizyon gören vergi kaydının miktarı kadar yer 113 Nolu parsele verilmiştir. Kaydın güneyi yani nizalı parsel yönünü boş olarak okumaktadır. Bu taşınmaz da mera olarak sınırlandırılmıştır. Kaydın aksi aynı kuvvette başka bir yazılı delil ile ispat edilemediğine göre kayıt miktar fazlasının mera parseline tecavüzden ileri geldiğinin kabulü gerekir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava konusu 2431 parsel sayılı 15600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, davacı adına tespit edilen 113 sayılı parsele revizyon gören, değişebilir nitelikteki sınırları itibariyle kurul olarak miktarı ile geçerli bulunan 634 tahrir numaralı vergi kaydının miktar fazlası olarak davalı Hazine adına ve cinsi tarla gösterilerek tespit edilmiştir. Uzman bilirkişi aracılığı ile mahallinde uygulanan 1963 tarihli genel mera sınır krokisine göre, çekişmeli taşınmazın bu krokinin kapsamı dışında kaldığı, o tarih itibariyle kültür arazisi bulunduğu kesin olarak saptanmıştır. Yine bu yerde davacı yararına miras bırakanı ve onunla birleşen zilyetliği itibariyle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği de tespit edilmiştir.
Ancak, davacı gerek tapulama komisyonuna, tespite karşı yaptığı itirazda, gerekse temyize konu davanın görülmesi sırasında 14.4.1986 tarihli celsede duruşma tutanağına alınan beyanında, açıkça çekişmeli yerin 5 dönümlük kısmının kendisine ait olduğu iddiasında bulunmuştur. Hal böyle olunca mahkemece, dava konusu yapılan 5 dönümlük kısmın belirlenmesi ve o kısım hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken 2431 Nolu parsele ait tespitin tamamının iptal edilmesi doğru değildir.
O halde Usul ve Yasaya uygun bulunmayan direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy