(743 S. K. m. 639)
Taraflar arasındaki tapulama tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Fethiye Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 23.12.1986 gün ve 1982/62-1986/709 sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16.Hukuk Dairesi'nin 27.10.1988 gün ve 1987/19914-1988/16657 sayılı ilâmı;
( ...Çekişme konusu 254 parselin güneyinde bulunan 2134 parsel sayılı yer 253 parsele revizyon gören vergi kaydında metruke olarak okunmaktadır. Metruke sayılan yerler kanunlar gereği Hazine'ye kalan yerlerden olup, bu yöndeki sınırın değişebilir sınır olduğunu kabul etmek gerekir. Bu sınırı sabit kabul etmek için özel yasalar gereği dağıtıma tabi tutulması ve kişilere verilmesi gerekir. Dosyadaki bilgilerden 2134 parselin dağıtıma tabi tutulup tutulmadığı anlaşılamamaktadır. 253 parsele uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olduğu anlaşılan 254 parselin metruke olmadığının belirlenebilmesi için yukarıda işaret olunan araştırmanın yapılması gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, davacının iddiasına dayanak yaptığı ve adına tesbit edilen 253 parsele revizyon gören vergi kaydı güney ve batı yönde değişebilir nitelikteki metruke sınırını okuduğundan kurul olarak kapsamı miktarı ile geçerlidir. Ancak metruke olarak gösterilen yerlerin Hazine tarafından ilgili yasalar uyarınca dağıtıma tabi tutulup, bu yerler hakkında sicil oluşturulması ve bu sicilin de çekişmeli taşınmaz yönünde davacıyı okuması durumunda kaydın değişebilir sınır yönünden artık sabit hale dönüştüğünün kabulü gerekir. Özel Daire bozma kararında kural niteliğini kazanan bu yöne işaret edilmesi tamamen yerindedir. Ancak, davacı bu yerlerin Rodos göçmenlerine dağıtıldığı iddiasını ileri sürmüştür. Bu durumda olayda sağlıklı çözüme ulaşılabilmesi için varsa dağıtım haritasının getirtilmesi, komşu taşınmazların tesbitine esas alınan kayıt ve belgelerden de yararlanılarak uygulanması ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. O halde, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy