(6785 S. K. m. 18)
Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 7.6.1988 gün ve 1986/2409-1988/925 sayılı kararın incelenmesi davacı Hazine Vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 18.5.1989 gün ve 1988/10156-1989/4652 sayılı ilâmı;
( ... Davada 1.1.1968-1.4.1983 tarihleri arasındaki süre için haksız işgal tazminatı istenmiş olup, mahkemece taşınmazın 21.12.1984 tarihinde davalıya tahsis edildiği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
2981 sayılı Kanun 3291 sayılı Kanun'la değişik 9. maddesinin (b) bendi hükmüne göre Hazine, Belediye, İl Özel İdareleri'ne ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne idare edilen arsalar üzerine yapılan gecekonduların arsa bedelinin ilgili kuruluşa ödenmesi gerekmektedir. Aynı Yasa'nın 10. maddesi uyarınca tapu tahsis belgesi verilmiş olsa bile bu bedelin ödenmesi zorunludur.
Anılan Yasa'nın değişik 18. maddesinin (d) bendi de her ne kadar yasa kapsamında kalan gecekondulara ecrimisil ve arsa kullanım bedeli tahakkuk ettirilemeyeceği ve alınmayacağı, tahakkuk ettirilmiş veya tahsil edilmiş ise bu ecrimisil ve arsa kullanım bedelinin arsa bedeline dönüşeceği, diğer bir deyimle, 9. maddenin (b) bendine göre ödenmesi gereken arsa bedellerine mahsup edileceği belirtilmiş ise de, bu hükümde sözü edilen gecekonduların haklarında tapu tahsis belgesi uygulaması yapılmış olan gece kondular oldukları açıktır. Şu hale göre, şagillerine tahsis edilmeyen ve tapu tahsis belgesi henüz verilmemiş gecekonduların üzerinde bulundukları arsalar için ecrimisil söz konusu olacaktır. Bu belirleme, aynı zamanda tapu tahsis belgesine konu olan gecekondu arsalarının, tapu tahsis belgesi verilinceye kadar geçen fuzuli işgal sürelerini de kapsar. Yani bu taşınmazlar için tahsis belgesi veriliş tarihine kadar ecrimisil ödenmesi gerekir. 2981 sayılı Yasa'nın yukarıda sözü edilen değişik 18. maddesinin (d) bendi hükmü, belirtilen hukuki ve fiili nitelikleri bulunan taşınmazlar için açılan ecrimisil davalarına bakılarak sonucuna göre şartlar varsa ecrimisile hükmedilmesine engel olmaz. Anılan hükümler, ilgili idarelere hitap eden kuralları içermektedir. Mahkeme kararıyla saptanan ecrimisilin, sözü edilen (d) bendindeki hükme göre tabi tutulacağı işlem tapu tahsis belgesi sahibi ile ilgili idare arasında bir uyuşmazlık konusu olduğu taktirde bunun çözümlenmesi ayrı bir uygulamayı gerektirir. Anılan (d) bendinde ecrimisil davası açılamayacağı ya da ecrimisile hükmedilmeyeceği konusunda bir hüküm yer almamaktadır. Esasen taşınmazın 2981 sayılı Yasa kapsamında olup olmadığı konusundaki saptamayı yapmak görevi de Adliye mahkemelerinin görev alanına girmemektedir. Adliye Mahkemesi, önüne getirilen ecrimisil davasının yasal koşulları içerip içermediğine bakarak sonucuna göre hüküm kurmakla görevlidir. Ecrimisil davalarında Medeni Kanun 908. maddesi uyarınca temel unsur davalının suiniyeti olduğu için 2981 sayılı yasa'ya göre verilen tapu tahsis belgesi bu unsuru bertaraf eder nitelikte olup bu belgenin verildiği veya tahsisin yapıldığı tarihten sonraki süre için ecrimisile hükmedilemez ise de, bu tarihe kadarki haksız işgal için usulüne uygun olarak belirlenecek ecrimisile karar verilmesi gerekir. Bu suretle hükmedilecek ecrimisilin 18. maddesinin (d) bendi hükmü karşısında tahsil edilip edilmeyeceği ya da arsa bedeline dönüşüp dönüşmeyeceği ecrimisil davasına bakan Adliye Mahkemesinin dikkate alması gereken bir unsur değildir.
Bu hukuki durum karşısında mahkemece 2981 sayılı Yasa'nın 3290 sayılı Yasa ile değişik 18. maddesinin (d) bendine dayanarak davanın reddi doğru olmayıp, tapu tahsis belgesinin verildiği tarihe kadar geçen süre için bilirkişi marifetiyle işgal edilen arsa için hesaplanacak ecrimisile hükmedilmesi gerekir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Hukuk Genel Kurulu'nun 14.12.1988 gün, 1988/3-682, 1988/1001 K. sayılı 14.3.1990 gün 1990/3-99 E.,1990/180 K. sayılı kararlarında da açıkça vurgulandığı üzere 6785 sayılı İmar Kanunu'nun bir maddesinin değiştirilmesi hakkındaki Kanun 3290 sayılı Kanun'la değişik 18/d maddesinde (bu kanun kapsamında kalan gecekondular ecrimisil ve arsa kullanımı bedeli tahakkuk ettirilmez ve alınmaz. Tahakkuk ettirilen veya tahakkuk ettirilip tahsil edilen ecrimisiller ve arsa kullanım bedeli arsa bedeline dönüşür) hükmüne yer verilmiştir. Usul'ün 76. maddesine göre de bu hükümleri, yasaları re'sen uygulamada görevli hâkim, dikkate almak zorundadır. Kaldı ki olayın seyri ve yasal düzenlemeler gözetildiğinde davalı yönünden kötü niyet unsurunun dahi gerçekleştiği benimsenemez. Bu sebeple Usul ve Yasa'ya uygun olan direnme kararı onanmalıdır.
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy