(1086 S. K. m. 434)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma değerinin arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.12.1985 gün ve 1984/377-1985/356 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 26.12.1986 gün ve 1986/17405-17774 sayılı kararı; (... Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan raporlar kamulaştırma kanunu hükümlerine uygun olup birbirini doğrulamaktadır. Emsal incelenmiş karşılaştırılması yapılmış üstün ve eksik yönleri belirtilerek arsa niteliğindeki taşınmaza karşılık saptanmasında ve kalan kısımda bir değer değişikliği olmadığı belirlenmiş olmasında bir tutarsızlık görülmemiştir. Davacının temyiz itirazları ile davalının aşağıdaki bend kapsamı dışındaki itirazları yerinde değildir. Davacı taşınmaz malın 2. kez kamulaştırılan bölümünde payına düşen 326.50 m2lik kamulaştırmadan arta kalan kısmın tamamen değer kaybettiğinden söz ederek dava açtığı gözönünde tutulmadan kamulaştırılan bölümden davacının payına düşen 1170 m2sinin tamamı üzerinden artırma yapılarak isteğin aşılması doğru görülmemiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiş, ancak yatırdığı masrafın eksik olması nedeniyle, tamamlanması için yapılan tebligatla verilen 7 günlük sürede noksan yatırılan meblağ tamamlanmadığından, yerel mahkemece 8.6.1987 günlü müteferrik kararla, temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
Davalı İdare vekili müteferrik kararı ve esas kararı temyiz etmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek müteferrik ve direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Yerel mahkemece verilen kararın davalı tarafça yapılan temyizi sırasında eksik masraf yatırıldığının belirlenmesi üzerine kendisine bu giderlerin tamamlanması gereğine işaretle tebligat yapılmış ve tamamlanması için tanınan 7 günlük kesin süreye uyulmaması halinde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu tebligata açıkça derç edilmiştir. Davalının bu tebligata rağmen süresi içerisinde gereğini yerine getirmediği hususu tartışma konusu değildir. Hal böyle olunca mahkemece HUMK. nun 434/3. maddesi hükmü gereğince, mahkeme kararının temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin olarak kurulan ek hüküm usul ve yasaya uygun olduğundan onanmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile 08.06.1987 günlü müteferrik kararın yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy