(6570 S. K. m. 7)
Taraflar arasındaki tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ayvalık Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 20.3.1990 gün ve 1989/613-1990/138 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 9.5.1990 gün ve 6377-6614 sayılı kararı:
(... Davacı vekili kiralananı da içinde bulunduran binanın müvekkili tarafından satın alındığını, emekli ziraatçi olan müvekkilinin binanın üst katındaki dairede oturup alt katında iş yeri açacağını ileri sürerek ihtiyacı sebebiyle bu yerlerin tahliyesini istemiştir. Davalı davacının binayı satın almasının tamamen muvazaalı olduğunu, kendisinin İzmir'de oturmakta bulunduğunu savunarak davanın samimi olmaması sebebiyle reddini istemiştir. Davacının Ayvalık'ta olduğu, İzmir'de görevli memur iken gayrimenkulleri onların mahsulleri sebebiyle Ayvalık'a gelip gittiği ve fakat emekli olduğu hususlarında bir uyuşmazlık yoktur. Davacının Ayvalık'a göçtüğü, halen orada oturma hazırlığı içinde olup bir kısım eşyalarını naklettiği, Ayvalık'ta yapacağı tohumluk vs. zirai ilaçlar satıcılığı işi için Bakanlıktan bayilik yetkisi de aldığı, dosyadaki belge ve bilgilerden anlaşılmaktadır. Bu haliyle Ayvalık'a gelip kirada oturmaya başlayan ve iş yeri açma hazırlığını sürdüren davacının kiralanana olan ihtiyaç iddiasının gerçek ve samimi olduğunun kabulü gerekir. İhtiyaç duyulan binanın satın alındığı sabittir. Bu satışın muvazaalı olduğu iddiası ve davanın kapsamı içerisinde değerlendirilemez. Davalının iddiasının samimi olmadığı yollu savunması inandırıcı ve kabul edilebilir ölçüde kanıtlanmamıştır. Tüm delillerin bir arada değerlendirilmesi sonucu davanın kabulüne ve kiralananın tahliyesine karar verilmesi icap ederken yazılı şekilde red kararı verilmesi isabetsizdir... )
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece; önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy