(743 S. K. m. 639)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Yalova Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.9.1989 gün ve 977-652 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 8.Hukuk Dairesi'nin 9.4.1990 gün ve 21089-5830 sayılı ilamı:
(...Dava konusu taşınmaz 4753 sayılı Kanun uyarınca dağıtım yoluyla 12.12.1964 tarihinde davacıların satıcısı adına tapuya tescil edilmiş olup bu Kanun'a aykırı hareket edildiğinden bahisle 1985 yılında davacıların bayiisi aleyhine dava açılmış ve neticede tapunun iptaline karar verilmiş ve Hazine adına tescil yapılmıştır. Davacılar imar ihyadan söz etmişlerse de esasen başkası adına tapulu bulunan bir taşınmazın imar ihyası mümkün olmadığı gibi taşınmaz satıcı aleyhine alınan ilama müsteniden Hazine adına kaydedilmiş olduğuna göre hukuki değerini yitirdiği de ileri sürülemez. Bu itibarla davanın reddine karar verilmesi gerekir. Aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davacılar dava dilekçesinde dava konusu taşınmaz için Hazine'ye icar bedeli ödediklerini bildirmişlerdir. O itibarla kullanılması karşılığı malikine icar bedeli ödeyen davacıların bu taşınmazdaki zilyetliklerinin fer'i zilyet olup malik sıfatıyla bulunmadığı da aşikardır. Olayda 3402 sayılı Yasa'nın 46.maddesinde imar ihya ile ilgili olarak mülk edinme için öngörülen koşulların davacılar yararına gerçekleştiğinin kabulü kesinlikle mümkün değildir. O halde Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy