(743 S. K. m. 641)
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve işgal tazminatı davasından dolayı yapılan yargılan yargılama sonunda; Konya Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 21.4.1989 gün ve 92-2/4 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 12.12.1989 gün ve 12924-14524 sayılı ilâmı:
(... Davalı orman idaresi nizalı yerin orman olması sebebiyle ağaçlandırıldığını savunduğuna göre, uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde keşif ve inceleme yapılmak suretiyle nizalı taşınmazın 6831 sayılı yasa'nın 1. maddesinin 1. fıkrasına göre, orman sayılan yerlerden olup olmadığının araştırılması, bilirkişi veya bilirkişilerin uyuşmazlığın uzmanlık işine taalluk etmesi sebebiyle serbest Orman Yüksek Mühendisleri arasında seçilmesi ve nizalı yer ormanla ilgili ise bu durumda davalı orman idaresinin mevcut tapuyu iptali için dava açmak üzere mehil ve imkan verilmesi ve dava açıldığı takdirde bu dava ile birleştirilerek görülmesi gerekmektedir. Mahkemece taşınmazın niteliği araştırılmadan, savunma incelenmeden yazılı şekilde hüküm verilmiş olması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Davalı orman İdaresi çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Dava konusu taşınmazın davacıya ait bulunan 632 sayılı parsele ait kayıt kapsamında kaldığı tartışmasız olduğu gibi, bu husus keşfinde saptanmıştır. Davacının iddiasına dayanak yaptığı çap kaydı sicile göre hükmen oluşmuştur. Kaydın dayanağı kayıt ve belgeler getirtilip taşınmazın hukuksal niteliğine ilişkin kesinleşen bir durumun bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi davalı idarenin bu yerin orman sayılan yerlerden olduğuna yönelik savunması da Özel Daire bozmasında işaret edildiği gibi usulüne uygun biçimde araştırılmamıştır.
Tabii servet ve kaynak niteliğinde bulunan ve kural olarak özel mülkiyet konusu edilemeyecek yerlerden bulunan ormanların anılan niteliği gözetilerek bu yöne değinen savunmanın yetkili serbest orman yüksek mühendisleri aracılığı ile kesin olarak tesbiti de yapılmış değildir. Eksik inceleme ile davada sağlıklı ve hukuksal çözüme ulaşıldığından söz edilemez. O itibarla Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararı ve açıklanan nedenlerden ötürü Usul ve Yasaya uygun bulunmayan direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 26.09.1990 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy