(1475 S. K. m. 14) (818 S. K. m. 62)
Dava: Taraflar arasındaki "Alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; ... İş Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 16.6.199 gün ve 51-155 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarfından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18.9.1989 gün ve 1989/6791 - 6994 sayılı ilamiyla; (... Gerçekten 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesi hükmüne göre, kadın işçinin hizmet akdinin evlendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde kendi arzusu ile sona erdirmesi halinde kıdem tazminatı ödenir. Ancak işçinin bu hakkını iyi niyet kurallarına uygun bir şekilde kullanmış olması gerekir. kötü niyetli hallerde bu haktan yararlanması mümkün olamaz. Olayda davacının kocasından boşandıktan ve boşanma kararının kesinleşmesinden çok kısa bir süre sonra aynı şahısla tekrar evlendiği görülmektedir.
Davacının geçimsizlik sebebiyle açtığı boşanma davası 20.4.1988 tarihinde sonuçlanmış, boşanmaya dair karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiş, 27.5.1988 tarihinde de boşandığı kocası ile tekrar evlenmiş, hizmet akdini sona erdirerek işverenden kıdem tazminatı istemiş, işverence de kıdem tazminatı ödenmiştir. Bunu takibeden işveren hataen ödeme yaptığını iddia ile davalı aleyhine bu istirdat davasını açmıştır. İşyerinde bir kısım kadın işçilerin de aynı şekilde hareket ettikleri, kocalarından boşanarak çok kısa bir süre sonra boşandıkları kocaları ile evlendikleri onlara da kıdem tazminat ödendiği ve ödenen miktarların kendilerinden geri istendiği aynı gün temyizen incelemesi yapılan (16) adet dosyadan tespit edilebilmektedir. Davacı idari vekili dava dilekçesinde bu mahiyete (60) kadar olayın mevcut olduğunu bildirmektedir. Bu durum, kanunda öngörülen bir hakkın kötüye kullanıldığını gösterir. Kanuna karşı hile durumunu da oluşturur. Bir hakkın suistimalini ise; kanun korumaz. İşveren hataen ödediği miktarı geri işseteyebilir. Olayda B.K.nun 62. maddesine göre geri isteme hakkı gerçekleşmiştir.
O halde ödenen kıdem tazminatının davalıdan geri alınmasına karar vermek gerekirken olaya uymayan düşünce ve sebeplerle yazılı şekilde davanın reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar:Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu edenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 14.02.1990 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy