(743 S. K. m. 639)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Cihanbeyli Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 20.12.1988 gün ve 1984/76-1988/347 sayılı kararın incelenmesi Davalı Hazine Vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16.Hukuk Dairesinin 21.12.1989 gün ve 1989/3548-19136 sayılı ilamı:
(... Davacı tarafın dayandığı vergi kaydı 61 parsele revizyon görmüş ve miktarınca yer bu parsel ile davacıya verilmiştir. Dayanılan vergi kaydının kuzeyi hali okumakta olup eylemli olarak 2411 parsel ile mer'a olarak sınırlandırılmış ve kesinleşmiştir. Bu durumda, dayanılan vergi kaydının miktarınca geçerli olduğu ve sınırlarının gayri sabit bulunduğu, bitişikte bulunan fazlalığın meradan açıldığı, meraların kazandırıcı zamanaşımı ile kazanılamayacağı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kabule ilişkin karar verilmesi yerinde görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava konusu 474 parsel sayılı 20.000 m2 miktarında iki taşınmaz, tapulamaca davacı adına tesbit edilen dava dışı 61 parsele revizyon gören vergi kaydının miktar fazlası olarak, davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacının iddiasına dayanak yaptığı 652 tahrir numaralı vergi kaydı doğu ve kuzey yönlerinde okuduğu hali sınırı itibariyle değişebilir ve genişletilmeye elverişli olduğu cihetle, kural olarak kapsamı miktarı ile geçerlidir. Davacıya ait 61 parsel ile bunun doğusunda bulunan çekişmeli 474 numaralı parselin kuzey hududundaki taşınmaz ise 2411 parsel numarasıyla mera olarak sınırlandırılmış ve sınırlandırma kesinleşmiştir. Bilgisine başvurulan ziraatçi, uzman bilirkişi, dava konusu taşınmazın tarıma elverişli kültür arazisi niteliğinde olduğunu bildirmiş, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar da yeminli ifadelerinde, bu yerin 40 seneyi geçen bir süredir davacı tarafın zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu beyan etmişlerdir. Ne var ki, çekişmeli yer kuzey hududunda eylemli olarak, kadim mer'a ile komşu bulunmaktadır. Yine bu taşınmazın doğusundaki komşu parselinde tesbitinin itirazlı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan istem nedeniyle çekişmeli taşınmazın bulunduğu Dedeler Köyüne ait mer'a tahsis haritasının gönderildiği Tarım Orman ve Köy işleri Bakanlığı Köy Hizmetleri 2.Bölge Müdürlüğünün 5 Mart 1985 gün 073-0511 sayılı yazısından anlaşılmaktadır.
Dosyadaki klasörüne takıldığı şerhi verilen, anılan yazı ekinde gönderildiği ifade edilen mer'a tahsis haritası, bilirkişiler aracılığı ile uygulanıp dava edilen yerin bu harita kapsamında kalıp kalmadığı saptanmamıştır. Ayrıca da dava edilen yerin doğu yönde komşusu bulunan parselin tesbite itiraz nedeniyle görülen dava dosyası getirtilip çekişmeli taşınmaz yönünden nitelik belirleyici bir durumun bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Eksik incelemeyle olayda sağlıklı ve hukuksal çözüme ulaşıldığından söz edilemez. Bu itibarla yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde gerekli inceleme yapılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
O halde bu yön gözetilmeden verilen direnme kararı Usul ve Yasaya uygun olmadığından bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy