(818 S. K. m. 260)
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve temerrüt nedeniyle tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 20.11.1990 gün ve 1990/782-1319 sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 7.2.1991 gün ve 1991/635-1533 sayılı ilâmı:
(... Davacı, 1.7.1985 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesine göre 1989 senesinde en son kira parasının % 30 artırma ile 145.000 lira olduğu halde davalının 1989 Temmuz ayı kira parasını 143.000 lira olarak yatırdığını ve böylece 2000 lira noksanlık için temerrüde düştüğünü iddia ile taşınmazın tahliyesini ve 2000 lira kira alacağının tahsilini istemiştir.
Davacı ise 1.7.1985 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesinde aylık kira parasının 50.000 lira olup müteakip yıllarda % 30 artırımın yapılarak 1.7.1983'dan itibaren kira parasının 143.000 liraya yükseldiğini bu paranın da 4.7.1989 tarihinde davacının banka hesabına yatırıldığını bundan sonra davacının ya 140.000 ya da 145.000 lira olarak yatırılmasını şifahen istemesi üzerine Ağustos kirasının 3.8.1989 tarihinde 145.000 lira olarak yatırıldığını temerrüde düşmediğini savunmuştur.
Gerçekten taraflar arasındaki 1.7.1985 tarihli kira sözleşmesinde her ay peşin ödenmesi gereken kira aylık 50.000 lira olduğu ve her kira döneminde % 30 artırılarak 1.7.1989 dan önceki kıra parasını aylık 110.000 liraya yükseldiği 1.7.1989'dan itibaren bunun % 30 artırımla miktarının 143.000 lira olması gerektiği matematiksel hesapla anlaşılmaktadır. Buna rağmen davacı icra tâkibinde 989 Temmuz-Ağustos ayları kira parası olarak 948.000 lira üzerinden ihtarlı ödeme emri tebliğ ettirdiği davalının da bu takibe karşı sözleşmedeki artırım oranından, bir dönem önceki 110,000 liradan bahsedilerek ancak 145.000 lira olabileceği yolunda itirazda bulunduğu ve ihtarlı ödeme emri ve takipten önce 3.8.1989 tarihinde davacının bankadaki hesabına 145.000 liradan ödemede bulunduğu ödeme dekontundan belli olmaktadır.
Davacı iki aylık kira parasının 948.000 lira olduğunu isbat edememiştir. Hatta dava açarken bundan tamamen vazgeçmiş sadece 2000 liralık fark sebebiyle temerrüt ve alacak iddiasında bulunmuştur.
Böylece 1.7.1989 dan önceki dönemde aylık kira parasının 110.000 lira olduğunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sözleşmede bu miktarın 1.7.1989'dan itibaren % 30 artırılacağı da bellidir. Bu artırımla 1.7.1989'dan itibaren aylık peşin ödenecek kira 143.000 lira olmaktadır. Nitekim davalı da 4.7.1989 tarihinde Temmuz ayı kira bedelinin bu miktar üzerinden yatırmıştır. Ağustos ayı kira parasının 3.8.1989 da 145.000 lira olarak yatırılması ve icra takibine karşı ancak sözcüğü ile 145.000 liradan bahsedilmesi, 143 ile 145.000 lira arasındaki çok önemsiz fark davalının savunmasını doğrular nitelikte bulunduğundan 2000 lira farkın temerrüde esas alınması isabetli görülmemiştir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır
) gerekçesiyle bozularak dosya yerine, geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, temerrüde esas alınan, 1.7.1989 tarihindeki kira parası tarafların kira sözleşmesinde anlaştıkları yüzde artış oranına göre 143.000 liradır. Anılan ayda davalıda, bu kira parasını ödemiştir, davalıca müteakip ayda sözleşme dışında 2000 lira fazla aylık ödenmesi, sözleşmede öngörülen artış oranına uygun olarak önceki ayda ödenen kira parası nedeniyle olayda, temerrüt «olgusunun gerçekleştiğinin kabulüne imkan veremiyeceğine göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına bu nedenle uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy