(743 S. K. m. 645) (3402 S. K. m. 20)
Taraflar arasındaki tapulama tesbitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Iğdır 1. Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 28.4.1989 gün ve 1974/763 - 1989/205 sayılı kararın incelenmesi Davacı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 1.4.1991 gün ve 4649-4631 sayılı ilamı;
(... Yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Keşif tutanağı kopyalı olarak düzenlenmiş, boş bırakılan yerler doldurulmuştur. Temyiz incelenmesi için gönderilen aynı köye ait dava dosyalarında bulunan keşif tutanaklarının birbirini de aynı olduğu ve aynı sözlerin yazılı bulunduğu görülmüştür. Bu hal ciddi bir araştırma yapılmadığını gösterir. Oysa tesbitin dayanağı olan tapu kaydının uygulanarak kapsamının belirlenmesi gerekir. Tapu kaydı kişi yararına olduğu gibi Hazine yararına da delil olabilir. Zilyetlik yönünden dinlenen bilirkişi ve tanıkların her dosya için söyledikleri birbirinin aynı olan sözleri taşınmazın kullanma biçimi, süresi ilk zilyedinin kim olduğu, kimden kime kaldığı yönünden taşınmazın durumunu yansıtmaktadır. O halde; mahkemece tüm komşu parsel tutanakları ve onların dayanağı olan haritalar ile dayanılan tapu kaydının sınırında ada ve parsel numarası yazılı komşu taşınmazlara ait tapu kayıtları ve harita örnekleri getirilmeli, gerektiğinde iskan kayıtları ve tapu kayıtları üzerinde bilirkişi aracılıyla inceleme yapılmalı, kayıtların dayanağı olan haritaların akıbeti araştırılıp getirilmeli, tapu ve iskan kayıtlarının kapsamları haritasına göre, yoksa sınırlarıyla 3402 sayılı Kanun'un 20. maddesi hükmünce yerli bilirkişi aracılığı ve fen bilirkişi hazır olduğu halde uygulanmalı kapsamı belirlenmeli, bu konuda fen bilirkişisinden açıklamalı rapor alınmalıdır. Taşınmazın kayıt kapsamında olduğu saptandığı taktirde uyuşmazlık kayda göre çözümlenmeli aksi taktirde zilyetlik tanıkları taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenmeli, taşınmazın ilk zilyedinin kim olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi yönünden olaylara dayalı olarak bilgileri sorulup saptanmalı, ondan sonra toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve uygulama yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle direnme kararına gerekçe yapılan ikinci keşif tutanağının da, düzenlenmesi ve içeriği itibariyle birinci keşif tutanağından tamamen farksız olduğuna göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki, kararda direnilmesi aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy