(492 S. K. m. 13) (4785 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 20.09.1976 gün ve 79-220 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.06.1976 gün ve 6875-6574 sayılı ilamiyla; (... Davacılar 1950 tarih ve 15, 33 ve 37 sayılı tapulara dayanarak 26 adet parsele ait tespitin iptalini istemişlerdir. Mahkemece bunlardan 37 sayılı kayıt esas tutularak ve nizalı parsellerin mezkur kayıt muhtevasına dahil olduğu kabul edilerek tespit iptal edilmiştir.
37 sayılı kayıt 1323 tarih ve 161 sayılı tapunun ifrazı sonucu meydana gelmiştir. 37 sayılı kayıt muhtevasını gösteren harita Sulh Hukuk Mahkemesinde bir taksim davası sonunda düzenlenmiştir. Taksim davasında Hazine hasım olmadığı için 37 sayılı tapuya ait harita ve haritadaki sınırlar Hazineyi bağlamaz.
Bu durumda yapılacak iş:
1- 37 sayılı kaydın geldisini teşkil eden 1323 tarih ve 161 sayılı temel tapunun uygulanması, temel tapuda orman sınırının mevcut olmasından ötürü öteki sınırlarla ittisal kesilmeden temel tapuya miktarıyla geçerli olabilecek şekilde muhteva tayin edilmesi, bundan sonra temel tapudan ne suretle ifraz yapıldığının ve davacıların müfrez 37 numaralı kayıtlarının nereye taalluk ettiğinin araştırılıp incelenmesi,
2- 15 ve 33 sayılı kayıtların da mahalli bilirkişilerle usulü dairesinde uygulanarak kapsamlarının tayin edilmesi, Nizalı parsellerden bu tapuların muhtevalarına dahil bulunanlar hakkındaki davanın kabul edilmesi gerekli iken bu esaslara uymayan soruşturmaya dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi yolsuzdur... )gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, tapulamaca davalı Hazine adına tespit edilen dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın gerek 3116 Sayılı Yasa döneminde yapılan orman tahdit alanı içerisinde, gerekse davacının iddiasına dayanak yaptığı tapu kaydındaki müşterekleri tarafından davalı Hazine aleyhine açılan ve önce görülen davalarda kesin olarak saptandığı üzere 1299 tesis tarihinden gelen ve ifrazen oluşan 1950 tarih 37 numaralı tapusu kapsamında kaldığı tartışmasızdır. Yine bu taşınmazın 4785 sayılı Kanunla devletleştirilen ve 5653 sayılı Kanun uyarınca kurulan komisyonca makilik olarak belirlenerek orman sayılmayan yerlerden olduğu saptanan 5658 sayılı Kanun uyarınca iadeye tabi olduğu da, davalı Hazine'nin taraf bulunduğu aynı yerdeki diğer taşınmazlarla ilgili olarak yine tapu kayıtlarına dayanılarak açılan ve önce görülüp gerçek şahıslar Aleyhine sonuçlanarak kesinleşen davalara ilişkin ilam örnekleri içeriğinden anlaşılmıştır. Bu belirlemenin davacı yönünden kesin hüküm oluşturmasa dahi, bir güçlü delil teşkil ettiği kuşkusuzdur.
Ayrıca da bu husus dosyada mevcut Tarım Orman Bakanlığının 18.07.1968 gün ve 1515 sayılı yazısında da çekişme konusu 1510 parsel sayılı taşınmazın, 03.04.1950 tarihinde yürürlüğe giren 5653 sayılı Kanun hükümlerine göre orman sayılmayan makilik sahalarının tefrikini sağlamak üzere makiliklerle, ormanların birleştiği yerde orman sınırlarının tespitine dair yönetmelik gereğince kurulan yetkili maki tefrik komisyonunca, 25.08.1951 tarihinde makilik olarak ayrıldığı, orman sayılmayan yer bulunduğu ve Hazinenin özel mülkiyetinde bir arazi olduğu açıklanmak suretiyle tamamen doğrulanmıştır.
Bu durumda, mahkemece mevcut delillerin değerlendirilmesi suretiyle davacı tapusu kapsamında kaldığı saptanan dava konusu taşınmaz hakkındaki tapu iptali ve tescil davasının kabul edilmesi doğrudur. O halde, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararı onanmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin 1. bendi gereğince harç alınmamasına, 18.11.1992 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy