(2709 S. K. m. 141)
Dava: Taraflar arasındaki tesbit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kartal 1. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 7.5.1991 gün ve 1989/175-1991/151 sayılı kararının incelenmesi davalı SSK vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 20.4.1992 gün ve 1991/8751-1992/4549 sayılı ilamıyla;
1 - Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 nci maddesinin son fıkrası davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması hususunun yargının belli başlı görevlerinden olduğunu emretmektedir.
Mahkemece davanın çözümlenmesi için gerekli görülen belgelerin bulundukları yerlerden duruşmaya getirilip incelenmesi mümkün iken keşif kararı verilerek yerlerinden tetkik edilmesi mahkeme masraflarını artırıcı bir yargılama işlemidir ve giderek az önce değinilen Anayasa maddesi ile usul ekonomisi ilkelerine aykırı düşer. Anılan ilkelere ters düşer biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu husus temyiz konusu edilmediğinden bozma sebebi sayılmamıştır.
2 - Bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle gerek Sosyal Sigortalar Kurumunda gerekse işveren yanında bulunan ve davacının imzası ile fotoğrafını içeren işe giriş bildirgesi ücret tediye bordrosu gibi belgeler getirtilip imzanın ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı konusunda benzerlik incelemesi yapılmalı, davacıyı yakından tanıması gereken işveren, müdür, şef, ustabaşı, çalışma arkadaşları dinlenmeli, çalışmalarının davacıya ait olduğu iddia olunan.........isimli kişinin gerçek var olup olmadığı ilgili nüfus idaresi ve zabıta amiri ile araştırılıp böyle bir şahıs varsa çağrılıp beyanına baş vurulmalı ve nüfus kaydı celbelidilip davacının nüfus kaydıyla karşılaştırılmalı ve deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak sonuç uyarınca karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan bu yönler üzerinde durulmaksızın eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırıdır gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
1 - Davalılardan ............. A.Ş. mahkemece bozmadan önce verilen ilk karar aleyhine temyiz yoluna başvurmadığından hakkındaki hüküm kesinleştiği cihetle direnme kararını temyize hakkı bulunmadığından temyiz dilekçesi red edilmelidir.
2- Diğer davalı SSK vekilinin temyizine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara yerel mahkeme direnme kararında belirtilen nedenlere göre delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1 - Davalı ............... A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine,
2 - Davalı SSK. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA, 2868 sayılı Kanun gereğince harç alınmamasına, 27.01.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy