(6831 S. K. m. 2) (3402 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasındaki itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kaş Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 15.6.1990 gün ve 94217 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 9.5.1991 gün ve 38944538 sayılı ilamı:
(... 36 ve 39 sayılı parsellerle ilgili olarak Hazine aleyhine açılan ve 3402 sayılı Kanuna göre yapılan kadastro tespitine itiraz davasının orman sınırlamasına itiraz davası ile birleştirilerek bir arada karar verilmesi doğru değildir. Hazine aleyhine açılan davanın tefriki gerekir.
Bunun dışındaki dava konusu yerlerin 1947 yılında yapılan ve kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı belirlenmiştir. Davacılar adına sonradan ve orman olmadığından bahisle 5618 sayılı Kanunun olayına uygun düşmeyen eke 3. maddesine göre tapu verilmiş olması bir hak bahşetmez. 6831 sayılı Kanunun olay tarihi itibari ile 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi ile niteliğini kaybettiğinden dolayı Orman sınırları dışına çıkarılsa dahi 3402 sayılı Kanunun 45. maddesindeki ilgili ibarelerin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi karşısında bu ancak Hazine adına olabilir. Yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulü doğru değildir.) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, dava konusu taşınmazların, gerek 1947 yılında yapılan Orman tahdit belirlemesinin içerisinde bulunduğu gerekse, 1950 yılında 5618 sayılı Yasa uyarınca davacılar miras bırakanı adına oluşturulan tapu kapsamında kaldığı tartışmasızdır. Yine çekişme konusu olmayan diğer bir yönde, bu yerlerin 6831 sayılı Orman Kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesine dair 3302 sayılı Yasanın yürürlük döneminde Hazine adına Orman sahası dışına çıkarıldığıdır. 6831 sayılı Orman Kanunun 3302 sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinde de, belirli koşulların gerçekleşmesi halinde, orman dışına çıkartılan taşınmazlar devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyete haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise, sahipleri adına orman sınırları dışına çıkarılabileceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, gerçek şahıs bulunan davacılar; çekişmeli yerle ilgili olarak hususi orman iddiasında bulunmadıkları gibi, bu husus kanıtlanmış da değildir.
O itibarla Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA bozmada oybirliği, nedeninde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy