(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 18/1, 20/B)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Honaz Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 9.5.1989 gün ve 1989/329 E.- 268 K.sayılı kararın incelenmesi davalılar tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 26.6.1990 gün ve 1989/12880 E.-1990/10305 K.sayılı ilâmı;
(...Nizalı taşınmazlar dava dışı 1360 ile 1365 parsellere uygulanan vergi kaydı bu yönü orman okuduğundan miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmişlerdir. Mahkemece bu yerlerin 1971 yılında kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığından, bu tarihten tespitin yapıldığı 1986 yılına kadar iktisabı sağlar zilyetlik süresi gerçekleşmediğinden söz edilerek Hazine adına tescile kararı verilmiştir. Mahkemenin bu görüşünün kabul edilmesi için; taşınmazların evveliyatının orman olduğunun ancak orman kadastrosunun yapıldığı tarihte orman niteliğini yitirdiği için orman kadastro sınırları dışında tutulduğunun saptanması veya 1971 yılından önce orman tahdidi içine alınmış ve bu tarihte tahdit dışına çıkarılmış yerlerden olması gerekir. Ne var ki orman tahdidine ilişkin karar ve mazbataları getirilmediğinden bu husus anlaşılmamaktadır. Mahkemece bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. 1971 yılında kesinleşen orman kadastrosunun ilk defa yapılan kadastro işlemi olduğu ve taşınmazların eskiden beri kültür arazisi olduğu için orman kadastrosu sınırları dışında kaldığının belirlenmesi halinde orman sınırının 1971 yılında kesinleşen sınır olduğu, bu sınırın bağlar nitelik taşıyacağı, kayıttaki orman sınırının da bu sınır kabul edilmesi gerektiği dikkate alınarak bir hüküm kurulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Çekişmeli parsellerin bulunduğu bölgede yapılan orman kadastrosunun 1971 yılında kesinleştiği ve parsellerin orman tahdidi dışında kaldığı, kadastro tespitinin ise 1986 yılında yapıldığı tartışmasızdır. Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık vergi kaydı miktar fazlası olan dava konusu taşınmazlar yönünden zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Davalı tarafın dayandığı 1937 tarihinde oluşturulan vergi kaydının doğu ve güney yönleri orman okumakta, eylemli olarak da bu yönlerde orman bulunmaktadır. Niteliği itibariyle orman değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırdır. Değişebilir sınırlı kayıtların kapsamlarının miktarına değer verilerek belirlenmesi gerekir. (3402 sayılı K.K.nun Madde 20/B). Ormanların zilyetlikle kazanılması da mümkün değildir.
Vergi kaydının miktarına değer verilerek dava dışı 1360, 1362, 1363, 1364 ve 1365 sayılı parsellere revizyon gördüğü, dava konusu parsellerin ise vergi kaydı kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, kayıt miktar fazlası olan davalı parsellerin değişebilir sınır niteliğindeki bitişik ormandan kazanıldığının kabulü zorunludur. Orman tahdidinin kesinleşmiş olması değişebilir nitelikteki vergi kaydı sınırlarını sabit hale dönüştürmez. Vergi kaydı ve orman tahdidi dışında kalan arazi tahdidin kesinleşme tarihinden itibaren özel mülkiyete konu olabilir. Diğer bir anlatımla kayıt miktar fazlasını oluşturan taşınmazlar orman tahdidinin kesinleşmesiyle orman niteliğini kaybeder. Bu itibarla orman tahdit tarihinden önceki zilyetlik hukukça bir anlam ve değer taşımaz. Orman tahdidinin kesinleştiği tarihten tespit tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi dolmadığından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18/1 maddesi gereğince dava konusu taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesi isabetli olduğuna göre Usul ve Yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalıların temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy