(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 20)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bozdoğan Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 22.11.1989 gün ve 1981/64 E - 1989/105 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16.Hukuk Dairesi'nin 22.11.1990 gün ve 3667-15923 sayılı ilâmı ile;
( ...Davacıların dayanağını oluşturan ve 1175 numaralı parselin dava dışı bölümü ile komşu diğer bazı parsellere uygulandığı belirlenen vergi kayıtları davaya konu arazi bölümünü mer'a olarak göstermektedir. Dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların bir bölümü de taşınmazın davaya konu bölümünün kamu orta malı mer'a iken 30 yıl kadar önce sürülmek suretiyle tarla haline getirildiğini haber vermişlerdir. Mera hududu genişletilmeye müsait hudutlardan olup mera'ların zilyetlikle iktisabı mümkün değildir. Hal böyle olunca vergi kaydı miktar fazlası olan arazi bölümünün mer'a olarak sınırlandırılmasına karar vermek gerekir. Mahkemece resmi kayda, eylemli duruma ve bir kısım yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına aykırı düşen bilirkişi mütalaasına dayanarak hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Kadastro tesbiti sırasında çekişmeli parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı adına tesbit edilmiş, Hazine'nin itirazı üzerine tapulama komisyonunca tespitin iptaliyle dava konusu taşınmazın krokide (A) harfi ile işaret edilen 27.500 metrekare miktarındaki bölümünün mer'a olarak sınırlandırılmasına, (B) harfi ile gösterilen 8980 metrekare miktarındaki bölümünün ise tesbit maliki adına tesciline karar verilmiştir. Hazine vekili 6.2.1981 tarihli dava dilekçesiyle taşınmazın krokide (A) harfi ile mer'a olarak sınırlandırılan bölümünün kültür arazisi olduğunu ve Hazine adına, tesbit maliki de yine bu bölümün kültür arazisi olduğunu ve kendi adına tescili gerektiğini ileri sürerek dava açmışlardır. Tapulama komisyonu kararında (B) harfi ile işaret edilen bölüme ilişkin olarak taraflarca açılan bir dava bulunmadığından kararın bu bölümü kesinleşmiştir. Bu itibarla uyuşmazlığın taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik olduğunun kabulü zorunludur. Davacı tarafın dayandığı tapu kaydı ile 302/121 sayılı vergi kaydının başka parsellere revizyon gördüğü ve dava konusu parsele uygun bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının iddiasına dayanak yaptığı diğer 303/62 sayılı vergi kaydının ise doğusu yol, batı, kuzey ve güney sırırları mer'a okumaktadır. Keşif sırasında dinlenilen bilirkişiler ile tanıkların bir bölümü de taşınmazın davaya konu olan kısmının mer'a niteliğinde iken sürülmek suretiyle tarla haline dönüştürüldüğünü bildirmişlerdir. Eylemli durumda, vergi kaydı ile bu doğrultuda beyanda bulunan kişilerin bildirimlerini doğrulamaktadır. Mera sınırı değişebilir nitelikte olup, mera'ların zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/C maddesi gereğince değişebilir sınırlı kayıtların kapsamının miktarına değer verilerek belirlenmesi gerekir. Vergi kaydının revizyon gördüğü 1170, 1176 ila 1180 ve 1184 sayılı parseller dikkate alındığında vergi kaydı miktarından fazla bir bölümün kayda dayanarak tesbit edildiği ve davaya konu olan arazi kısmının vergi kaydı kapsamı dışında kaldığı ve mera'dan açıldığı duraksama yaratmayacak biçimde anlaşılmaktadır. Bu itibarla ve açıklanan gerekçelerle çekişmeli parselin davaya konu olan ve tapulama komisyonu krokisinde (A) harfi ile işaret olunan 27.500 metrekare miktarındaki bölümünün mer'a olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gereğine işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi doğru değildir. O halde Usul ve Yasa'ya uygun bulunmayan direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy