(743 S. K. m. 644)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ceyhan 1. Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 19.7.1989 gün ve 132-373 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 8.10.1990 gün ve 14377-12913 sayılı ilamı;
(Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. 159 sayılı parselin dayanağı tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte eksiksiz getirilmesi ve bu kayıtların ilk tesisinden başlamak suretiyle yerine usulüne uygun bir şekilde uygulanması, itirazlı olduğu dosya içreğinden anlaşılan 159 sayılı parsele ilişkin bir dava mevcut ise irtibat nedeniyle her iki davanın birleştirilmesi gereğinin düşünülmesi, tapu kayıtlarının uygulanması sonucu bilinmeyen hudutlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağının tanınması, tapu kayıtlarının 159 sayılı parsel ile dava konusu parseli kapsamına alıp almadığının kesinlikle saptanması, tapu kayıtlarının dava konusu yeri kapsamaması durumunda 1617 sayılı Yasanın yürürlüğünden önce her parselde zilyetlikle 100 dönüm miktarda yer kazanabileceği dikkate alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Davacı, tapulamaca kendi adına tespit gören 159 parsel sayılı taşınmazın, tespitine esas alınan tapu kayıtlarının miktar fazlası olarak davalı Hazine adına tespit edilen 115.000 m2miktarındaki çekişmeli 337 parsel sayılı taşınmazın, dayanak tapuları kapsamında kaldığını ileri sürerek Hazine adına olan tespitin iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davacının, iddiasına dayanak yaptığı 1957 tarih 102, 103, 104 ve 106 numaralı tapular, davacı adına tespit gören 159 parsel dışında dava harici bulunan ve davacının kardeşi adına tespit edilen 158 parsele de revizyon görmüştür. Davacı tapularının uygulanmasında mahkemece bilgisine başvurulan yerel bilirkişinin beyanı kayıtların kapsamının belirlenmesinde kanaat vermekten uzaktır. Zira yerel bilirkişi tapudaki hudutların bir kısmını bilememiş, veya kaydın okuduğu hudutlar hakkında bilgisinin olmadığını ifade etmiştir. Bu itibarla bilirkişinin sonuç olarak, kaydın çekişmeli taşınmazı kapsadığına ilişkin ileri sürüşü dayanaktan yoksun, soyut bir bildirimden öteye gidemez.
Özel Dairenin kayıtların ilk tesislerinden itibaren getirtilmesi gereğine işaret eden uygulanmanın yetersizliğine değinen ve izlenmesi gereken yola ilişkin olarak, bilirkişilerin bilemediği sınır yönünden taraflara tanık dinletme olanağının tanınmasını öngören bozması yerindedir. Tapu uygulanmasında komşu taşınmazlara ait dayanak kayıt ve belgelerin getirilerek çekişmeli taşınmaz yönünde kimi sınır okuduğu gözetilerek bilirkişi sözlerinin denetlenmesi gerekeceği de kuşkusuzdur. Ayrıca davacı iddiasına dayanak yaptığı kayıtların revizyon gördüğü dava dışı 158 ve 159 parsellerin tapulama tespitlerine itiraz edildiği ve davaların Kadastro Mahkemesinde görüldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda, olayda sağlıklı ve hukuksal bir çözüme ulaşılabilmesi için 158 ve 159 parsellerin tespitlerine itiraz dava dosyalarının getirilmesi o dosyalarda uyuşmazlığın sonuçlandırılmasında davacı tapularına kapsam tayin edilip edilmediğinin araştırılması, kapsam tayin edilmiş ise, bu belirlemenin bağlayıcılığı üzerinde durulması gerekir. Yine davada tapu yanında zilyetliğe de dayanıldığından, bu konuda gerekli değerlendirmenin de yapılması icap eder.
Bu durumda açıklanan yönler düşünülmeksizin önceki kararda direnilmesi doğru değildir. O halde Usul ve Yasaya uygun bulunmayan direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy