(743 S. K. m. 633) (1086 S. K. m. 438) (2510 S. K. m. 23) (YİBK. 14.05.1984 T. 1983/10 E. 1984/4)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Uzunköprü Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 29.12.1989 gün ve 142-204 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 16.Hukuk Dairesi'nin 7.12.1990 gün ve 4623-17067 sayılı ilamı; (..Davacı tarafından dayandığı tapu kaydı 4753 sayılı Yasa'ya göre oluşmuştur. Kararda sözü edilen tevhidi içtihat kararı'nın olaya tatbik olanağı bulunmamaktadır. Tapu kaydına dayanılarak 4753 sayılı Yasa'ya göre verilen yerler hakkında dava açılabilir. Dayanak tapunun bu parseli kapsamına alması halinde davacının açtığı davanın reddi cihetine gitmek gerekir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle HUMK.'nun 2494 sayılı Yasa ile değişik 438/son fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, 27 parsel sayılı taşınmazın tespitine itiraza ilişkindir.
Davacılar, tapulamaca 1946 tarihli iskan tapusuna istinaden davalılar adına tespit edilen dava konusu 27 parselin, kendilerine ait 1950 tarihli yine iskanen oluşan tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürerek bu yere ait tapulama tespitine itiraz etmişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi aracılığı ile yapılan uygulamada, çekişmeli 27 parsel sayılı taşınmazın gerek tespite esas alınan davalılara ait 1946 tarihli tapu ve gerekse davacıların iddialarına dayanarak yaptıkları 1250 tarihli iskan tapusu içerisinde kaldığı saptanmıştır.
Oysa iskan mevzuatı çerçevesinde temlik ve tapu siciline tescil olunan taşınmazların, daha sonra tekrar aynı mevzuat uyarınca başka birine temliki halinde, 2510 sayılı Kanun'un 23 ncü maddesine 3667 sayılı Kanun'la eklenen 3 ncü fıkra hükmünün uygulanması gereği 14.05.1984 gün ve 10/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında hükme bağlanmıştır.
Bu itibarla, mahkemece, belirtilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gözetilerek davacı iskan tapusuna üstünlük tanınması suretiyle davanın kabul edilmesi doğrudur. O halde Usul ve Yasa'ya uygun bulunan direnme kararı onanmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy