(3402 S. K. m. 16/D, 19, 20)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin Kadastro Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 23.5.1988 gün ve 1986/363-988/215 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 17.11.1989 gün ve 1988/11646-1989/16689 sayılı ilâmı:
(... Davacı tarafın dayanağını oluşturan vergi kaydının doğuda bulunan 222 ile 231, 240, 241 ve 242 numaralı parsellere revizyon gördüğü belirlenmiştir. Vergi kaydının batı hududu Orman okumakta ve eylemli olarak ta batıda orman bulunduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazın orman tahdidi dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenmiştir. Orman tahdidinin kesinleştiği tarihten tespit tarihine kadar 20 yıl geçmemiştir. Kayıt miktar fazlasının ormana el uzatmaktan kazanıldığının kabulü zorunludur. Hal böyle olunca, orman dışında bırakılan taşınmazın Hazine adına tesciline ve üzerinde bulunan muhdesatın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve Yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy