(743 S. K. m. 639)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Lüleburgaz 2.Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 13.11.1990 gün ve 34-123 sayılı kararın incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16.Hukuk Dairesi'nin 5.7.1991 gün ve 17510-9903 sayılı ilâmı;
(...Orman ihtilaflarında ve özellikle orman tahdit haritalarının uygulanmasında bilirkişinin orman yüksek mühendisi veya mühendisleri arasından seçilmesi gerekir. Öte yandan çekişme konusu yerle ilgili Hazine tapusu olduğu halde bu tapu celp edilip uygulanmamış ve taşınmazın öncesinin orman olup olmadığı ve ormandan çıkarılmış ise ormandan çıkarılma tarihi araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.. ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Davacı Hazine, tapulamaca vergi kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve paylaşma sebebiyle davalı adına tesbit edilen dava konusu taşınmazın, orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, bu yerin Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davacı Hazine iddiasında, 6.9.1950 tesis tarihli ve niteliği devlet ormanı olarak belirtilen tapu kaydına, orman tahdit haritasına ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1744 sayılı yasa ile değişik 2/B maddesinin uygulamasıyla orman sahası dışına çıkarılma işlemine dayanmıştır.
Gerçekten dosyada gerek Hazine tapusu örneği, gerek tarihi belli olmamakla birlikte bir orman tahdit haritası mevcuttur.
Orman Kanunu'nun değişik 2/b maddesinin uygulamasına ilişkin tutanak ise 3302 sayılı Yasa'nın yürürlük döneminde düzenlenmiş 16.4.1987 tarihlidir. Oysa Hazine tarafından 1983 yılında yapılan tapulama tesbitine askı ilan süresi içinde 1984 yılında itiraz edilmiştir.
Bu itibarla, uyuşmazlığın niteliği göz önüne alındığında, olayda hukuksal bir çözüme ulaşılabilmesi için öncelikle davacı Hazine'ye ait tapunun tüm müstenidatının getirtilmesi, orman tahdit işlemine ait tutanak ve askı ilanlarının getirtilerek tahdidin hangi tarihte yapıldığının belirlenmesi, yine iddia doğrultusunda 1744 sayılı Yasa döneminde yapılmış 2/B uygulamasıyla orman dışına çıkarma işleminin bulunup bulunmadığı ya da eğer çıkarma işlemi varsa bunun hangi yasa döneminde yapıldığının saptanması ve çıkarma işlemine ait dayanak, tutanak ve belgelerin getirtilmesi ve yöntemine uygun biçimde uygulanması icabeder.
Orman tahdidi ile 2/B uygulaması ile orman dışına çıkarma işlemlerine ait tutanaklar ve dayanağı haritaların uygulanmasının serbest orman mühendisleri aracılığı ile yapılması gerektiği de kuşkusuzdur.
Bütün bu hususlar gözetilmeden, eksik incelemeyle, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin önceki kararda direnilmesi doğru değildir.
O halde Usul ve Yasa'ya aykırı bulunan direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle direnme kararının yukarıda açıklanan Özel Daire bozma kararındaki nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy