(743 S. K. m. 144)
Taraflar arasındaki "boşanma ve yoksulluk nafakası" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gaziosmanpaşa 1. Aslîye Hukuk Mahkemesince boşanma davasının kabulüne, yoksulluk nafakasının reddine dair verilen 21.5.1991 gün ve 939/204 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 30.9.1991 gün ve 8975-11727 sayılı ilamı:
( ... Davacı kadının bir gelirinin bulunmadığı, herhangi bir Meslek sahibi olmadığı gerçekleştiğine göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin kabulü gerekir. Hükmündeki gerekçe ile yoksulluk nafakası isteğinin reddi yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Direnme kararı yoluyla Hukuk Genel Kuruluna intikal eden uyuşmazlık davacı (davalı) kadın, yararına yoksulluk nafakası tayin edilmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Boşanmaya ilişkin karar kesinleşmiştir. Davacı (davalı) 1963 doğumludur. Bir meslek sahibi olmadığı gibi yoksulluğa düşmesi kaçınılmazdır. Aksinin kabulü hayatın olağan akışına ters düşer. Davacı kadının, ekonomik durumunun düzelmesi, gelir getirici imkana kavuşması durumunda bu gün için hüküm altına alınması gereken nafaka miktarının eksiltilmesi ya da tamamen kaldırılmasının istenebileceği de kuşkusuzdur.
O itibarla davacı kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakası hükmedilmesi gereğine işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. O halde direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy