(2004 S. K. m. 128)
Dava: Taraflar arasındaki ihalenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 28.2.1991 gün ve 1990/1660-1991/208 ayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 1.7.1991 gün ve 6836-6553 sayılı ilamı:
(... Uyuşmazlık, izaleyi şüyuu ilamına dayanan satış nedeniyle ihalenin feshi istemine ilişkindir. İİK'nun 128. maddesinin ikinci fıkrasına göre kesinleşen kıymet takdiri için iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Kıymet takdiri yapılması üzerinden iki yıl geçtikten sonra satışın bu kıymet esas alınarak yapılması usulsüz olup ihalenin feshi nedenidir. İnceleme konusu olan bu işte taşınmazın kıymetinin tesbiti için 12.9.1988 gününde izalei şüyuu davası sırasında keşif yapılmış, bilirkişi bu keşif gününü esas alarak kıymet takdirine ilişkin raporunu mahkemeye 11.10.1988 gününde sunmuş, satış keşfin yapılmasının üzerinden iki yıl geçtikten sonra 1.10.1990 gününde yapılmıştır. Satışın kıymet takdirinin esas alındığı tarihten iki sene sonra yapılmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi olacağı gözetilmeden ihalenin feshi şikayetinin yazılı olduğu şekilde reddedilmiş olması bozmayı gerektirir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu`nca incelenerek direnme kararının davacı vekili tarafından süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
1 - Davada taraf olmayan ve aleyhlerine kurulu bir hüküm bulunmayan H.S. M.Y. ve ... Koll. Şti. vekilinin temyiz istemi reddedilmelidir.
2 - Davacı H.S. vekilinin temyizine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle İİK`nun 128. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin başlangıcının, bilahare kesinleşmesi kaydıyla kıymet takdirinin yapıldığı tarih bulunduğuna göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve Yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1 - Davada taraf olmayan H.S., M.Y. ve ... Koll. Şti. vekillerinin temyiz isteminin reddine,
2 - Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy