(2942 S. K. m. 14, 15) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Keçiborlu Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.12.1989 gün ve 1989/34176 sayılı kararın incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 11.12.1990 gün ve 1990/1804034772 sayılı ilamı:
(... Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar yasa hükümlerine uygundur.
Taşınmaz malın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1- Alınan raporlardan birinci bilirkişi raporunda seçilen bedel ile kıymet takdir komisyonunca belirlenen değer arasında bir mislini aşan önemli oransızlık bulunmadığı, 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 15., 11. maddesindeki şartlarda oluşmadığı, birinci raporu geçersiz kılacak bir nedende olmadığı halde bu rapora göre karar verilmesi gerekirken, gereği olmadan yeniden üç kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınan raporlardan birbirini doğrulayan son iki rapora göre fazla artırmaya karar verilmesi,
2- Avukatlık en az ücret tarifesinin 4/2. maddesi uyarınca, aynı avukat tarafından izlenen ve ayrı ayrı emek ve çaba harcanmasını gerektirmeyen aynı konudaki birden çok işin sayısı da dikkate alınarak davacı yararına verilen vekâlet ücretinden indirme yapılmaması,
Doğru bulunmamıştır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Kıymet takdiri komisyonunda kıymet takdiri işinde bulunanların, kamulaştırma bedelinin artırılması isteğiyle açılacak davalarda mahkemece oluşturulacak kurullara bilirkişi olarak seçilemeyecekleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 15/6. maddesi hükmü gereğidir.
Bu itibarla, mahkemece, kıymet takdiri komisyonuna iştirak etmiş olan Ahmet Erdem'in dahil bulunduğu, 20.4.1989 tarihli bilirkişi raporunu geçersiz sayarak, içeriği itibariyle Yasanın öngördüğü şartları taşıdığı ve kanaat verici nitelikte olduğu Özel Dairenin de kabulünü de bulunan bilirkişi raporlarına göre değer biçilmesi doğrudur.
Keza aynı konuda aynı avukatla izlenen birden fazla dava nedeniyle Avukatlık Asgari ücret tarifesinin 4/2 maddesi göz önünde bulundurulmak suretiyle vekalet ücreti takdir edilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
O halde, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının Onanması gerekir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy