(2942 S. K. m. 22, 23)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırılan taşınmazın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 21.5.1990 gün ve 1989/1911990/1990/456 sayılı kararın incelenmesi davalı Belediye vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 24.12.1990 gün ve 2190837313 sayılı ilamı:
(... Dava, kamulaştırma Kanununun 23. maddesine dayanan geri alma istemine ilişkindir. Sözü edilen maddede aynen kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren 5 yıl içinde kamulaştırmayı yapan idarece veya 22. maddenin 2. fıkrası uyarınca devir veya tahsis yapılan idarece kamulaştırma ve devir amacına, uygun hiç bir işlem veya tesisat yapılmaz veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz olduğu gibi bırakılırsa mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte ödeyerek taşınmaz malını geri alabilir .Doğmasından itibaren 1 yıl içinde kullanılmazsa geri alma hakkı düşer denilmektedir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında da aynı amacın gerçekleşmesi için birden fazla taşınmaz birlikte kamulaştırıldığı takdirde bu taşınmaz malların durumunun bir bütün oluşturduğu kabul edilerek yukarıdaki fıkralar buna göre uygulanır.
Bu nedenle;
1- Dava konusu taşınmazla birlikte üç taşınmaz kamulaştırıldığına göre bunların bir bütün oluşturduğu kabul edilerek bu parsellerle ilgili kamulaştırma işleminin ve bedellerinin kesinleştiği tarihlerin tespiti ile dava açma süresinin buna göre hesaplanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Kabule göre;
Kamulaştırılan taşınmazla aynı amaca yönelik birlikte kamulaştırılan taşınmazlar üzerinde kamu amacına yönelik işlem ve tesislerin yapıldığı anlaşıldığına göre davanın esas yönünden de reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru görülmemiştir.) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy