(6570 S. K. m. 7, 13)
Taraflar arasındaki tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 6.11.1990 gün ve 45-1300 sayılı kararın incelenmesi davalı Süleyman Günay vekilleri tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 14.1.1991 gün ve 16440-112 sayılı ilâmı:
( ... Davacı davalıların kira sözleşmesine göre muacceliyet kesbeden kira paralarının ödenmesinde bir kira yılı içersinde iki haklı ihtara sebebiyet verdiklerinden taşınmazın tahliyesini istemiştir. Davalılardan Süleyman diğer kiracı Yakup'un davadan ve ihtarnamelerden çok önce öldüğünü hatta işlerinin kendisi tarafından değil de ölü Yakup'un yakınları tarafından kullanıldığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Gerçekten dava konusu taşınmazın ölü Yakup'la diğer davalı Süleyman tarafından birlikte kiralandığı, Yakup'un 21.11.1988 tarihinde öldüğü ortaklığın Yakup'un oğlu Mehmet tarafından sürdürüldüğü ve ihtarnamelerde her iki kiracının ismi yazılmakla beraber, işyerinde birlikte çalıştığı kimselere tebliğ edildiği, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taşınmaz iki kişi tarafından birlikte kiralandığına ve birlikte kiralayanlardan Yakup, davadan önce ölüp ortaklığın oğlu tarafından yürütüldüğüne göre mecburi husumet arkadaşlığı sebebiyle öncelikle davanın 6570 sayılı Yasanın 13. maddesi ve adi ortaklık hükümlerine göre davalı Süleyman ile Mehmet Günay hakkında açılması ve hatta ihtarlarında bu iki kimsenin adı yazılarak keşide edilmesi gerekirdi. Bu şart ihtarların ve davanın geçerliliği için bulunması lazım gelen bir şarttır. Bu dava ve ihtar şartı yerine getirilmeden açılan davanın, reddine karar verilmesi gerekirken bu önemli husus ihmal edilerek davanın kabul edilmesi usul ve Yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı Süleyman Günay vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy