(6570 S. K. m. 7/c)
Taraflar arasındaki işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 14.11.1991 gün ve 1991/139-1322 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 30.1.1992 gün ve 1992/908-1183 sayılı ilâmı:
( ... Davacı vekili dava dilekçesinde eşinin emekli olduğunu, bir işinin bulunmadığını kiralananda davalının yapmakta olduğu işi yapacağını davalı kiracıya aynı yerde bir bitişiğindeki boşalan dükkanı da emsal kira ile teklif ettikleri halde kabul etmediğini ileri sürerek süresinde açtığı işbu dava ile taşınmazın tahliyesini istemiştir.
Davalı ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını, daha evvelce davacının kendi ihtiyacı için açtığı davanın redle sonuçlanarak kesinleştiğini, davacının işe uygun ve elverişli boş yerleri bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mirasçılar arasında yapılan taksim sözleşmesine göre kiralanan ve bitişiğindeki boş dükkanın davacıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Boş dükkanın kahvehane olarak kullanılmakta iken tahliye edildiği, yapılacak işe uygun bulunduğu mahallinde yapılan keşifte saptanmıştır.
Davacının boş dükkanı ihtiyacına tahsis etmeyip bu yeri günün rayicine uygun olarak davalıya teklif etmesi iyi niyet kuralı ile bağdaşmaz. 6570 sayılı yasa zorunlu ihtiyacı tahliye nedeni olarak kabul etmiştir. İhtiyaç nedeni ile tahliye kararı verilebilmesi için ihtiyaç iddiasının ayrıca gerçek ve samimi olması icabeder. Tüm dosya kapsamından davacının ihtiyaç iddiasının samimi olmadığı anlaşıldığından talebinin reddine karar verilmek gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi hükmün bozulmasını gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy