(818 S. K. m. 260) (2004 S. K. m. 62, 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 13.3.1991 gün ve 1991/180-287 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.5.1991 gün ve 1991/6483-7219 sayılı ilamı:
(... Davacı, 20.12.1990 tarihinde kesinleşen kira tespit kararında belirlenen 1.3.1990 tarihinden itibaren aylık kiranın 1.096.550 TLye çıkarılması nedeniyle noksan ödenen artırımlı kira için 2.1.1991 keşide 8.1.1991 tarihli ödeme emri gönderilmesine rağmen ödeme yapılmadığını iddia ederek tahliye ve kira alacağının tahsilini, bu konuda icraya yapılan itirazın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı dava konusu taşınmazın aylık kira parasının 1.3.1990 tarihinden itibaren 700.000 TLden, 1.096.550 TL.ye çıkarılmış bulunduğunu ve bu tespit kararının 23.12.1990 tarihinde kesinleşmiş olduğuna karşı çıkmaksızın yargı yoluyla tespit olunan 1.096.550 TL. kira parasının net değil, brüt olduğunu ve yasal kesintiler düştükten sonra kalanının ödendiğini savunmuştur.
Bu iddia ve savunmalardan uyuşmazlığın kira tespit kararıyla tespit olunan 1.096.550 TL. kira parasının brüt veya net olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Tespit kararının hüküm fıkrasında netlikten veya brütlükten söz edilmemekle beraber gerekçe kısmında evvelki aylık 700.000 TL. kira parasının 1.096.550 TL.ye çıkarılmış olduğuna temas edilmiştir: Esasen 1.1.1990 tarihli ibra senedinde de 700.000 TLnin net olduğu belirtilmiştir. Aslı net olduğuna göre tespit edilen aylık 1.096.550 TLninde net olması icap eder. Böyle olunca bu miktardan kesinti yapılıp ödenmesi noksan ödeme ve dolayısıyla temerrüt olgusunu ortaya getirir. Bu durumda davanın kabulüne karar vermek gerekirken aksi düşünce ile davanın reddedilmesi isabetli görülmeyip hükmün bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, icra takibine itirazın kaldırılması ve temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık, kira parasının tespiti kararı ile kiralananın belirlenen 1.096.550 TL aylık kira parasının brüt mü, yoksa net mi? olduğu noktasında toplanmaktadır. 16.10.1990 gün 486/1025 sayılı Ankara 14. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen kira tespiti kararı içeriğinden açıklıkla önceki dönemdeki 700.000 TL. aylık net kiranın brüt tutarının 843.500 TL. olacağı vurgulanarak, bu bedel üzerinden kira miktarının brüt 1.096.550 TL. olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. Kiralananın işyeri olması itibariyle de belirlenen bedel üzerinden yasal stopaj ve savunma sanayi destekleme fonu kesintisinin yapılması gerekeceği kuşkusuzdur. Bu durumda da olayda kira parası olarak yatırılan miktar nazara alındığında temerrüt olgusunun gerçekleşmediği açıklıkla anlaşılmaktadır.
Bu nedenle yerel mahkemece de mevcut deliller değerlendirilmek suretiyle davanın reddedilmesi doğrudur.
O halde usul ve yasaya uygun olan direnme kararı onanmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy