(818 S. K. m. 260)
Dava: Taraflar arasındaki tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 15. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 25.12.1991 gün ve 680-1503 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 24.3.1992 gün ve 3862-4276 sayılı ilamı:
(... Davacı vekili davalının 1991 Mart ayı yakıt bedelini temerrüt ihtarına rağmen ödemediğinden bahisle temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalıya usulüne uygun duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edildiği halde duruşmalara gelmemiştir. Mahkeme yakıt bedelinin temerrüde esas alınamayacağından bahisle dava reddolmuştur.
Kapıcı ve su parası ile apartman genel gideri kira alacağından madut olmadığından adi alacak niteliğindedir. Ancak yakıt parası ise belli ve muayyen ise kira parasından sayıldığından ödenmemesi halinde iki haklı ihtara ve temerrüde konu teşkil eder. Mahkemenin aksi görüşü yerinde değildir. Mahkemece yapılacak iş taraf delillerini toplayıp sonucuna göre karar verilmekten ibaretken bundan zuhul ile yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi bozmayı icabettirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldığından ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve Yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy