(3402 S. K. m. 9, 14, 20)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Baskil kadastro mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 21.6.1991 gün ve 1991/113149 sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 9.9.1991 gün ve 1299710741 sayılı ilamı:
(... Yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Tespit tutanağında taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve 1989 yılında ilk defa Recep Narçiçeği tarafından sürülüp tarla haline getirildiği yazılıdır. Mahkemece yapılan keşif, sırasında dinlenen yerli bilirkişiler davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin tespit günü itibariyle 20 seneden fazla sürdüğünü açıklamışlardır. Mahkemece tespit tutanağı ile keşifte dinlenen bilirkişi sözleri arasındaki aykırılık üzerinde durulmamış ve giderilmemiştir. Böylesine yetersiz bir araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde keşifte dinlenen bilirkişiler ile tespit tutanağında imzası bulunan muhtar ve bilirkişiler ve tarafların göstereceği tanıklarda hazır olduğu halde taşınmazın bulunduğu yerde yeniden keşif yapılarak taşınmazın ilk zilyedinin kim olduğu kimden kime kaldığı zilyetliğin başlangıç tarihi sürdürülüş biçimi ve süresi olaylara dayalı olarak bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı içeriği arasında aykırılık varsa bu aykırılık giderilmeli, deliller takdir edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. BU neden BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy