(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 12, 46)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bayramiç Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 29.11.1990 gün ve 1988/208-1990/398 sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 8.Hukuk Dairesi'nin 29.7.1991 gün ve 1991/9089-10475 sayılı ilâmı;
(... Davacı, davada tapulamadan önceki sebebe dayanmıştır. Dava, tapulama tutanağının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra açılmıştır. Bu durumda mülga tapulama Kanunu'nun 31/2 maddesiyle 3402 sayılı Kanun'un 12/3 maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olmaktadır. Ancak bu davanın dinlenebilmesi için 3402 sayılı Kanun'un 46. maddesinde gösterilen sebeplerden birisine dayanılmış olması ve bu sebebin zilyet lehine gerçekleştiğinin kanıtlanması gerekmektedir. Davacı açıkça imar ihyadan söz etmemiş ise de dava dilekçesinin 2 nolu bendinin son kısmında Bu ağaçlar emek ve bakım sonucu yetiştirilmiştir şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu ibarenin imar ihya anlamına gelip gelmediğinin tutanak münderecatı ile birlikte tartışılıp değerlendirilmesi ve imar ihya iddia ediliyor ise taşınmazın emek ve para harcanmak suretiyle ihya edilmiş olup olmadığının bilirkişi ve tanıklardan ve özellikle ziraatçı bilirkişiden sorulup belirlenmesi imar ihya hakkında bilgi ve görüş bildirmediği takdirde az önce açıklanan hak düşürücü süreye ilişkin hükümlerin nazara alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yön gözönünde tutulmadan yazılı şekilde ve eksik inceleme ile hüküm verilmiş olması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, zilyetliğe dayalı, tapu iptali ve tescil istenmesine ilişkindir. Davacı, kadastroca vergi miktar fazlası olarak davalı Hazine adına tesbit ve tescil edilen dava konusu taşınmazın Özel mülk konusu bulunduğu ve lehine iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı adına olan tapunun iptaliyle, adına tescilini istemiştir.
Dava konusu taşınmaza ait tapulama tesbiti 14.4.1978 tarihinde kesinleşmiş, temyize konu tapu iptal davası ise, 28.1.1987 tarihinde açılmıştır. Bu itibarla yerel mahkemenin davanın yasal süresinde açıldığına dair direnmesi yerindedir.
Ne var ki işin esasına ilişkin temyiz itirazları Özel Dairesince incelenmemiştir.
O halde dosya bu konuda gerekli tetkikat yapılmak üzere Özel Dairesi'ne gönderilmelidir.
Yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı temyiz incelemesinin yapılması için dosyanın 8. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy