(743 S. K. m. 618)
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Boğazlıyan 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 31.12.1991 gün ve 112-565 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin, 28.5.1992 gün ve 3669-7279 sayılı ilamı:
(... Dava görülmekte iken, çekişmeli taşınmazlara ilişkin tespitin kesinleştiği ve Hazine adına tapuya tescil işleminin yapıldığı anlaşıldığına, davalı kişinin müdahalesinin de sürdüğü belgelendiğine göre, elatmanın önlenmesine de karar verilmesi gerekirken, görevsizliğe ve dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesine hükmedilmesi doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, çapa dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Tapulamaca, dava konusu taşınmazlar 1978 yılında, Hazine'ye ait 1963 tarihli tapu kayıt kapsamında kaldığı belirtilmiş, ancak bu yerle ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/762 esasında kayıtlı tapu iptali davasının bulunduğuna işaretle, malikanesi boş bırakılmıştır.
Çekişmeli taşınmazların tapulama tespiti görmesi nedeniyle genel mahkemenin bu yerlerdeki uyuşmazlıklara bakma görevi sona ermiş ve dava dosyasının devredildiği tapulama mahkemesince de, tespite itiraz edilmemiş sayılmasına karar verilmek suretiyle tespit kesinleşmiştir. 20.1.1987 tarihinde de dava konusu taşınmazların tapulama mahkemesinde tespitine yapılan itirazların yapılmamış sayılmasına karar verilerek kesinleştiği ancak, malik hanesinin boş bırakıldığı fark edilmesi dolayısıyla, kesinleşen tespit çerçevesinde ve tapu kaydına istisnaden bu yerlerin Hazine adına tespit edildiği şerhi verilmiş, askı ilanına çıkarılıp, süre bitimini müteakip Hazine adına sicil oluşturulmuştur. Bu aşamada artık genel mahkeme dışında, ortada özel tapulama mahkemesince görülecek bir uyuşmazlık kalmamıştır. Bu durumda davacı Hazine'nin çapa dayalı davası ile ilgili gerekli araştırmanın yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken önceki kararda direnilmesi doğru değildir. O halde Usul ve Yasa'ya uygun bulunmayan direnme kararı bozulmalıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy