(818 S. K. m. 18)
Taraflar arasındaki "tapu iptali, tescil ve tenkis" davasından dolâyı yapılan yargılama sonunda; Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 28.12.1989 gün ve 1985/41-1989/366 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 12.3.1991 gün ve 11777-3156 sayılı ilâmı:
( ... Dava, miras bırakan danışığı hukuksal nedenine dayalı pay oranında kayıt iptal ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Muris Ö. Girgin 1932 doğumlu olup yakalandığı "gırtlak kanseri" hastalığı sebebiyle 14.4.1984 günü yaşamını yitirmiştir. Davalı murisin eşi davacılar ise annesi, kardeşi ve yeğenidir. Davalı ile yurt dışında çalıştığı sırada evlenmiştir. Tüm dosya içeriği ve tanıkların antlı anlatımlarına göre muris parası da olan bir kişidir. Çekişmeli taşınmaz üzerindeki yazlık villanın yapımı karşılığında bir bölümünü üstleniciye devretme hususunda anlaşma yapmıştır. Nitekim 1981 sonunda inşaata başlanmış ise 1983 yaz sezonu başlangıcında bitirilmiştir. Hastalanınca üstleniciyi çağırarak tapusunu verme arzusunu belirtmiş ve 13.5.1983 günü 958-2015 payını onun eşi Seyide'ye geri kalan 1057-2015 payını da kendi eşi davalıya satış suretiyle devretmiştir. O aşamada satma ihtiyacı içinde olmadığı ve davalının altın bozdurma tarihinin temlikten sonraya rastladığı açıkça anlaşılmaktadır. Murisin asıl irade ve amacının bağış olmasına karşın tapuda satış doğrultusunda işlem yaptığı danışık yoksa tenkise karar verilemeyeceği için ulaştığı sonuç ve kurduğu hüküm itibariyle bir yerde dolaylı olarak mahkemenin de kabulündedir. Değinilen olgular ve dosya kapsamı karşısında danışık savının kanıtlandığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca da danışık hukuksal nedenine dayanılarak iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hükmün kurulması doğru değildir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy