(743 S. K. m. 650)
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi, kal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Eğirdir Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 17.5.1991 gün ve 1989/173 Esas, 1991/106 Karar sayılı kararın incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 1.Hukuk Dairesi'nin .... 28.11.1991 gün ve 10329-13834 sayılı ilamı;
(... Davacı Hazine, kayden maliki bulunduğu çaplı taşınmaza bina yapılmak suretiyle el atıldığını ileri sürmüş, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuş; birleştirilen karşılık davasında, MK.'nun 650. maddesi hükmüne temliken tescil talep etmiştir. Mahkemece, Hazine'ye ait taşınmazın mülkiyetinin yasa gereği İl Özel İdaresi'ne geçtiği, böylece davacı Hazine'nin aktif dava ehliyetinin kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten, 21.3.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2805 sayılı Yasa'nın 13/b maddesinde ... üzerinde gecekondu bulunan arsa ve arazilerden Belediye ve mücavir olan sınırı dışında kalanların mülkiyetinin Hazine'den İl Özel İdarelerine geçeceği... belirtilmiştir. Ancak, yasa hükmünden anlaşılacağı gibi mülkiyetin geçişinde yapılaşmanın önem taşıdığı açıktır. Kuşkusuz, yapılaşma; taşınmazın esas vasfını (tarla vasfın) değiştirecek boyutlara ulaşan bir yapılaşma olmalıdır. Diğer bir deyişle, Hazine'ye ait tarla niteliğindeki taşınmazın üzerine bir kaç binanın yapılmış olması mülkiyetin geçmesinin nedenini teşkil edemez. Kaldı ki, olup ta davacı üzerine (89.050) m2 'lik tarla niteliğindeki taşınmazın 17.12.1985 tarihinde tapuda kayden maliki olmuştur. Yani Hazine, 2805 sayılı Yasa'nın yürürlükte kaldığı dönem içerisinde değil, daha sonra malik durumuna girmiştir.
O halde; davacı Hazine'ye ait çaplı taşınmazın mülkiyetinin Özel İdareye geçemeyeceği hususunun dikkate alınması suretiyle, hükmüne uyulan bozma ilamı çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı ve yasal olmayan gerekçeye dayanılarak davanın reddedilmesi doğru değildir. Bunun yanı sıra, karşılık temliken tescil davası yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması da isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy