(3402 S. K. m. 41)
Taraflar arasındaki düzeltmenin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 9.10.1991 gün ve 12371199 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 7.7.1992 gün ve 4937118 sayılı ilâmı;
(...Davacı 3402 sayılı Kanunun 41. maddesi gereğince 2034 parsel içindeki gösterilen (A) harfli 757 Metrekarelik kısmın Kadastro Komisyonunca 200 sayılı parsele ilâvesi suretiyle bu parselin miktarının artırıldığını bu yanlışlığın düzeltilmesi gerektiğini belirtmiştir. 3402 sayılı Kanunun 41. maddesine göre kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ilgilinin başvurusu üzerine Kadastro Müdürlüğünce re'sen düzeltilir. Burada gerçekte 2034 parsel 200 parsele ilâve edilen krokide (A) harfi ile gösterilen yer ile beraber bir bütün olduğu halde Kadastro Komisyonunca 757 Metrekarelik bu kısım 2034 parselden kesilerek davalının 200 sayılı parseline ilâve edilmekle bir mülkiyet değişikliği yapılmıştır. Bu işlem 41. maddeye aykırıdır. Bu durumda davanın kabulü gerekirken reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle dâva konusu taşınmaza ait tapulama tesbitinin 1959 yılında kesinleşmiş ve geometrik şeklinin belirlenmiş bulunmasına; dâvacının ileri sürdüğü savıyla taşınmazda mülkiyet değişikliğinin gerçekleştirilmek istenmesinin açık olmasına, ve bu durumda uyuşmazlığın 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca çözüme ulaştırılmasının mümkün bulunmamasına göre, Hukuk Genel kurulu'nca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve Yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Dâvacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, bozmada oybirliği, nedeninde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Ölçü karnesinde ve orijinal paftada yazılı olanlar dosyada ve bilirkişi raporunda açıklıkla belli değildir. Bu yönden açıklığa çıkarılmadan Kadastro paftasının oluşturulmasında bir tersimat hatası bulunup bulunmadığının belirlenmesi mümkün değildir. Mahkeme ölçü karnesi ve orijinal pafta fotokopisini getirtip bilirkişiden ek rapor almalı ve sonucuna göre karar vermelidir. Karar bu sebeple bozulmalıdır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy