(743 S. K. m. 639) (6831 S. K. m. 2)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Erdek Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 5.3.1990 gün ve 1987/172 E- 1990/76 K.sayılı kararın incelenmesi davacı Orman İdaresi ile müdahil Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16.Hukuk Dairesi'nin 21.12.1990 gün ve 1990/6785 18618 sayılı ilamı;
(... Mahkemece taşınmazın bu bölümünün 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı kabul edilmiştir. Orman dışına çıkarma işlemi 2896 sayılı Kanun hükümlerine göre yapıldığına göre, bu bölümün Hazine adına tesciline karar verilmek gerekirken, Kanun'a aykırı gerekçelerle davalı adına tesciline karar verilmesi isabetli değildir. Kabule göre de, Kadastro Hâkimi itirazlı parsele ilişkin olarak sicil oluşturmak zorundadır. Kararın hüküm fıkrasında hak sahibinin açık kimliğinin belirtilerek adına tescil kararı verilmek gerekirken, kararın eki niteliğinde olmayan tespit tutanağına atıf yapılarak hüküm kurulması da doğru bulunmamaktadır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, kadastro tespitine itirazdır. Dava konusu 276 parsel sayılı taşınmaz, kadastroca vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 24.1.1984 tarihinde davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı Orman İdaresi, komisyonca itirazının reddedilmesi üzerine, 18.12.1987 tarihinde bu yerin Devlet Ormanı bulunduğu iddiasıyla kadastro mahkemesinde tespite itiraz davacı açmıştır.
Oysa bu yer, kadastro mahkemesinde açılan davadan önce 23.11.1987 tarihinde Orman sınırlandırılmasına tabi tutulmuş, orman sınırlandırılmasıyla 6831 sayılı Yasa'nın değişik 2/B maddesi uygulanması birlikte yapılarak krokide A harfi altında gösterilen 933,76 m2 lik kısım orman sahası dışında bırakılmıştır.
Bu durumda, kadastro mahkemesinde açılan itiraz davası, orman kadastrosuna itiraz niteliği kazanacağından, dava edilen yerle ilgili olarak orman kadastrosunun kesinleştiğinden söz edilemeyeceği aşikardır.
Hukuk Genel Kurulu'nun önüne direnme yoluyla gelen uyuşmazlık ise, çekişmeli 276 parsel sayılı taşınmazın, orman sahası dışında bırakılan krokide A harfi ile işaretli kısmıdır. Bu yerin toprak karakteri ve bitki örtüsünü açıklayan bilirkişi raporu ve orman dışına çıkarma işleminin yapıldığı tarih ile, dava tarihi gözetildiğinde, davalının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği duraksanmayacak kadar açık bir olgudur.
Bu durumda çekişmeli kesimin Hazine adına tescil edilmesi gereğine işaret eden ve açıklanan gerekçelerle HGK. nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına karşı direnilmesi doğru değildir.
O halde Usul ve Yasa'ya uygun bulunmayan direnme kararı bozulmalıdır.
Müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy