(743 S. K. m. 134)
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karasu Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 6.10.1988 gün ve 249-263 sayılı kararın incelenmemesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 20.10.1989 gün ve 10397-8378 sayılı ilamı:
(... Davacı kocanın terke dayalı olarak açtığı Asliye 3. Hukuk 1988/445 esas sayılı dosyada mevcut ihtar dilekçesinde yazılı ve kendisini bağlayıcı nitelikte olan beyanına göre fiili ayrılığın başlangıç tarihi 16.1.1988'dir. O halde dava tarih olan 1.8.1988 gününde 3444 sayılı Kanunda öngörülen fiili ayrılık süresi henüz dolmamıştır. Gerçekleşen bu duruma rağmen tanık sözlerine değer verilerek olayımızda fiili ayrılık süresinin dolduğunun kabulü isabetsizdir. Öyle ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle boşanmaya hükmedilmesi usul ve yasa hükümlerine aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy