(743 S. K. m. 134, 137, 162)
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesince boşanma davasının kabulüne, tazminat isteminin reddine dair verilen 16.4.1992 gün ve 1991/1067-1992/276 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2.Hukuk Dairesi'nin 19.1.1993 gün ve 12872-115 sayılı ilamı:
( ...1- Dava Medeni Kanunun 134/1. maddesine dayanılarak ikame edilmiştir. Bu maddeye dayanılarak açılan davalarda boşanmaya karar verilebilmesi için evlilik birliğini, müşterek hayatı sürdürmeleri, kendilerinden beklenmeyecek biçimde temelinden sarsılmış olduğunun ispatlanması zorunludur.
Dinlenen davacı tanığı Ali A., Süleyman K. ve Temel K., eşlerin bundan 13 yıl önce kavga edip ayrıldıklarını, bir daha da bir araya gelmediklerini ifade etmişlerdir. Tanıklar geçimsizliğin kaynağı olarak davalıya atfedilecek maddi bir olay göstermemişlerdir. Mücerret fiili ayrılıkta boşanma sebebi olarak kabul edilemez. Bu durumda sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken delilerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
2- Gerçekten boşanma davası açılmakla eşlerin her birinin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar (M.K.m.137, 162/2). Davalı kadın cevap lâyîhası ile tedbir nafakası isteğinde bulunmuş mahkemece 13.6.1991 günlü ilk oturum 125.000 lira nafakaya hükmedilmiştir. Kadının hiçbir geliri ve mal varlığının olmadığı anlaşılmakta ise de, kocanın gelir durumu araştırılmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş kocanın ekonomik durumunu etraflı bir şekilde araştırmak, kadının 16.4.1922 tarihli artırma talebini de dikkate alarak dava tarihinden hükmün kesinleşmesi tarihine kadar geçerli olmak üzere uygun bir tedbir nafakasına hükmetmekten ibarettir.
İşin temyiz aşamasında, bu yönlerin gözden kaçtığı ve boşanmaya ilişkin kararın onandığı tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden ise bozulduğu görülmekle, dairemizin 24.9.1992 gün ve 7640/8426 sayılı bozma kararının kaldırılmasına, boşanma ve tedbir nafakasına ilişkin hükmün birinci ve ikinci bentte açıklanan sebeple bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Dava, M.K. 134/1 maddesinden kaynaklanan boşanma istemine ilişkindir. Davalı kadın tarafından da manevi tazminat ve nafaka talebinde bulunulmuştur.
Mahkemece, boşanma davasının kabulüne, manevi tazminat ve nafaka isteminin reddine ilişkin olarak kurulan hüküm, Özel Dairece, boşanma isteğinin reddi ve kadın yararına nafaka takdir edilmesi gereğine işaretle bozulmuştur. Mahkemece nafakaya ilişkin bozma sebebine uyulmuş ve bozma çerçevesinde gerekli araştırma yaparak yeni bir hüküm kurmuştur. Boşanma isteminin reddedilmesi icabettiğini vurgulayan bozma sebebine karşı ise önceki kararda direnilmiştir.
Bu durumda:
1- Nafaka tayini yönünden hükmüne uyulan bozma çerçevesinde kurulan yeni hükme yönelik temyiz itirazları için gerekli inceleme yapılmak üzere dosya, Özel Dairesine gönderilmelidir.
2- Boşanma isteminin reddedilmesi gereğine işaret eden bozma kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
1- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi.
2- Nafaka yönünden bozmaya uyularak kurulan yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 2.Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy