(1086 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar (Belediye Başkanlığı "Davacı" ile Orman Genel Müdürlüğü ve Hazine "Davalılar") arasındaki "tahdide itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama snunda; BİGADİÇ Kadastro Mahkemesince davanın görevsizlik nedeniyle reddine, dair verilen 4.4.1991 gün ve 1989/159-1991/6 sayılı kararın incelenmesi davacı belediye vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 31.3.1992 gün ve 875-1272 sayılı ilâmı:
(... Orman tahdidine itiraz davasına bakan Kadastro Mahkemesi tarafların niteliğine göre davaya hakem sıfatıyla bakılması gerektiği düşüncesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Oysa; 6831 sayılı Yasa'nın 3373 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinde, (tutanak ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde Kadastro Mahkemelerine, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemeye müracaatla sınırlamaya ve bu yasanın 2. maddesine göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı ile haksahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilirler) denilmek suretiyle orman kadastro işlemlerine karşı kadastro mahkemesi nezdinde itiraz edebileceği amir hükme bağlanmıştır. 3402 sayılı Yasa'nın 26. maddesinde açıkça (kadastro işlerinde 3533 sayılı Yasa hükümleri uygulanmaz) denilmiştir. Orman kadastrosu da bir kadastro işidir. Orman kadastro işlemine itiraz edilmesi halinde davanın kadastro mahkemesinde görülmesi yasa gereğidir. Bu durumda, kadastroya itiraz niteliğindeki davanın mahkemeye gönderilmesi olanaksızdır. Ayrıca bir taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ancak mahkemece saptanabilir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece işin esasına bakılıp hüküm kurulması gerekirken görev yönünden davanın reddi yoluna gidilmesi usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, orman tahdidine itirazdır. Davacı Belediye tarafından, orman kadastro komisyonunca orman tahdit alanı içerisine alınan dava konusu taşınmazın, Belediye'ye ait mer'a olduğu iddiasıyla Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılmıştır. Her ne kadar çekişmeli taşınmaza komşu bulunan bir taşınmaz hakkında, Hazine ve Orman İdaresi arasında görülmekte olan orman tahdidine itiraz davası, temyize konu dava ile birleştirilerek bir süre birlikte yürütülmüş ise de, bilahare arada irtibatın bulunmadığı anlaşılarak davalar tefrik edilmiştir.
Temyize konu davada Hazine'nin sıfatı mevcut değildir. Bu yön dosya içeriğine göre tamamen belirlenmiştir. Buna rağmen yerel mahkemece, kurulan hükmün karar başlığında davalı olarak Orman Genel Müdürlüğü yanında ayrıca Hazine'nin gösterilmesinin maddi yanılgıdan kaynaklandığı kesinlikle anlaşılmaktadır. Davada tarafların kimliklerine ait açık maddi hataların istek halinde ve muhakemenin her aşamasında düzeltilmesi mümkündür. Bu itibarla davada aktif ve pasif dava ehliyeti bulunmamakla hiçbir ilgisi olmayan Hazinenin davalı olarak gösterilen yerel mahkeme kararı başlığından silinmesi gerekir. Dosyanın geçirdiği aşama ve temyiz edenin sıfatı itibariyle diğer konular yönünden temyiz hakkı bulunmadığı cihetle temyiz incelemesine gerek olmadığından yalnızca Hazine'nin karar başlığından silinmesiyle yetinilmelidir.
Sonuç: Mahkeme kararı başlığında davalı Hazine'nin davalı olarak gösterilmesinin açıkça maddi hatadan kaynaklandığı anlaşıldığından karardan silinmesine, diğer hususlar yönünden incelemeye gerek olmadığına 13.10.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy