(743 S. K. m. 639)
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Keles Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 25.12.1991 gün ve 130-136 sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 20.Hukuk Dairesi'nin 24.6.1993 gün ve 10967-5373 sayılı ilâmı;
(... Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Medeni Yasa'nın 639/1 maddesine dayalı taşınmaz tescili istemine ilişkindir. Değinilen yasa hükmüne göre, tescil tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar için söz konusu olabilir. Mahkemece, bu yönde bir araştırma yapılmadan hüküm kurulmuştur...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, M.K.'nun 639/1.maddesinden kaynaklanan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tescil istemine ilişkindir.
Bu isteğin olumlu sonuçlanabilmesi için, yasada öngörülen koşulların gerçekleşmesi yanında, öncelikle dava edilen yerin tapusuz olduğunun saptanması zorunludur.
Davacının zilyetlikle edindiği başkaca taşınmaz mal bulunup bulunmadığı, ya da taşınmazın bulunduğu köyde kadastro tespiti yapılıp yapılmadığının araştırılmış olması, dava konusu taşınmazın tapulu ya da tapusuz bir yer olduğunun kabulü için yeterli değildir.
Bu itibarla, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi isabetsizdir. Direnme kararı, bu nedenle bozulmalıdır.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy