(6570 S. K. m. 7)
Taraflar arasındaki tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 30.12.1992 gün ve 973/1761 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 8.3.1993 gün ve 28382980 sayılı ilâmı ile;
(... Davacı vekili müvekkilinin kızı Fatma Kurunun nişanlı olup evlenme hazırlığında bulunduğunu, birçok çeyiz eşyası ısmarladığından bunları koyacak yeri olmadığını, bu nedenle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kızının nişanlı olmadığını, tüm aile fertlerinin Almanya'da çalıştığını, davacının aynı apartmanın 6. katında 11 numaralı dairesinin boş olduğunu, alınacak eşyaların orada muhafaza edilebileceğini ayrıca aynı apartmanın zemin katında 40 metrekare boş bir dükkan bulunduğunu, amacın aşırı kira parası isteminden kaynaklandığını savunmuştur.
Dinlenen davacı tanıkları, davacının kızının nişanlı olduğunu bildirmişler, ancak henüz eşya alınmadığını, ifade etmişlerdir. Nişanlama mutlaka evlilikle sonuçlanmadığı İçin bu hali tek başına tahliye nedeni olarak kabul etmek mümkün değildir. İhtiyaçlı Fatma'nın Almanya'da meslek stajı sınıfında okuduğu 1993 Ağustos ayında bu kursu bitireceği noterden tasdikli okul belgesinden anlaşılmaktadır. Davacının halen kendi eşyalarının bulunduğu boş bir dairesi bulunduğuna göre ihtiyaçlı için alınacak eşyaların da burada muhafazası mümkündür. Kaldı ki, ihtiyaçlı kızın Almanya'da olup devamlı olarak İzmir'de oturduğu da kanıtlanamamıştır. Bu nedenle ihtiyaç iddiasının gerçek ve samimi olmadığı evlilik olayının da gerçekleşmediği nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken tahliye kararı verilmesi hatalı görülmüştür...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme karan bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı, BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy