(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 13, 14)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kırklareli Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 29.12.1989 gün ve 1988/139-1989/139 sayılı kararın incelenmesi davacılar tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 7.Hukuk Dairesi'nin 2.11.1992 gün ve 1990/3012-1992/20098 sayılı ilâmı:
(... Dava konusu taşınmaz üzerinde davacı taraf yararına tespit günü itibariyle zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; kaçak ve yitik kişilerden kanunları uyarınca Hazine'ye kaldığı anlaşılamayan taşınmazların da zilyetlik yoluyla kazanılması mümkündür. Mahkemece taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığı üzerinde yeterli şekilde durulmamış ve araştırılmamıştır. O halde; öncelikle çekişmeli parsele sınır oluşturan ve Hazine adına tespit edilen taşınmazları dıştan çevreleyen ve kişiler adına tespit edilen komşu taşınmazlarla çekişmeli parseli birlikte gösteren geniş kapsamlı birleşik harita yaptırılmalı, kişiler adına tespit edilen çevre parsel tutanakları ve dayanakları kayıt örnekleri getirtilmeli, taraflara taşınmazın öncesinin kaçak ve yitik kişilerden kalma yerlerden olup olmadığı konusunda tanık gösterme imkanı verilmeli, taşınmazın bulunduğu yerden yeniden keşif yapılarak komşu parsel kayıtlarında çekişmeli parsel yönünün ne şekilde sınır gösterildiği, kaçak ve yitik kişi taşınmazı olarak gösterilip gösterilmediği araştırılmalı, dinlenecek bilirkişi ve tanıklardan da taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve biçimi sorulup saptanmalı, tutanak bilirkişileri dahi dinlenilmeli, dinlenen yerel bilirkişi, tanık, tespit bilirkişileri sözlerinde çelişki olduğu takdirde giderilmeli, teknik bilirkişiye keşfi ve uygulamayı gösterir haritalı rapor hazırlattırılmalı, deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy