(743 S. K. m. 639)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Çaycuma Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 3.10.1991 gün ve 1983/105 E- 1991/414 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 8.Hukuk Dairesi'nin 28.9.1992 gün ve 1992/3547-12710 sayılı ilâmı;
(...Kesin hüküm olduğu ileri sürülen Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1953/414 Esas, 266 Karar sayılı tescil davası ile kadastro Mahkemesi'nin 1975/303 Esas, 1981/347 Karar sayılı tespite itiraz davasında bu davanın davacısı Mehmet K. ile bayii ve babası Hacı Mehmet taraf olmadığı gibi adı geçenler evvelki davanın taraflarının halefi durumunda da değillerdir. Bu itibarla kesin hükmün koşullarından olan taraf birliği bu davada gerçekleşmemiştir. Evvelce görülen davalar sonucu verilen hükümler bu davada kesin hüküm oluşturmadığından davanın reddine dair kararın gerekçesinde isabet bulunmamaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları dairesinde deliller toplanmıştır. Bu deliller tartışılıp değerlendirildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, kadastroca davalı Hazine adına tespit ve tescil edilen dava konusu 62 parsel sayılı taşınmaza ait davalı tapusunun, zilyetliğe dayalı olarak iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmaz hakkında dava dışı Vesile E. tarafından, Yasal hasımlar Hazine ve Belediye aleyhine açılan ve Fatma Bilici ile Ahmet B.'nin itiraz davacısı olarak girdikleri önce görülen 953/414 E- 1959/266 K. sayılı MK.639 dan kaynaklanan tescil davası, bu yerin özel mülkiyete konu edilmeyecek yerlerden olan mera bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiş ve red kararı kesinleşmiştir. Yine bu taşınmaz hakkında Kadastroca, Hazine adına yapılan tespite karşı eski davanın itiraz davacısı Ahmet B. tarafından açılan 1975/303 E. sayılı tespite itiraz davası, 1953/414 E.sayılı dava dosyasına atıfta bulunularak kesin hüküm nedeniyle reddedilmiş ve bu karar da kesinleşmiştir.
Bu durumda dava konusu taşınmazın Özel mülkiyete konu edilemeyecek yerlerden bulunduğuna ilişkin hukuksal niteliğiyle ilgili olarak, güçlü bir delilin meydana geldiği aşikardır. Her ne kadar kural olarak güçlü delilin aksinin kanıtlanması mümkünse de somut olayda tarafların getirdikleri ve Mahkemece toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, bu güçlü delilin aksinin kanıtlanamadığı açıkça anlaşılmaktadır.
Bu itibarla mahkemece, mevcut delillerin değerlendirilmesi suretiyle davanın reddedilmesi doğrudur.
O halde Usul ve Yasa'ya uygun bulunan direnme kararı onanmalıdır.
Davacı vekilin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy