(743 S. K. m. 633) (1086 S. K. m. 409) (766 S. K. m. 31)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ayaş Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 17.10.1979 gün ve 1979/27-1979/239 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8.Hukuk Dairesi'nin 2.3.1982 gün ve 1919-2267 sayılı ilâmı; (...İptali istenen tapulama tutanağı 27.10.1960 tarihinde kesinleşmiştir. Bu parsele ait kaydın iptali için davacılar tarafından açılan 1967/244 sayılı dava 2.5.1968 tarihinde müracaata bırakılmıştır. Bundan sonra anılan dava yenilenmemiş davacılar tarafından bu kere 2.2.1979 tarihinde yeniden iptal ve tescil davası açılmıştır. 1711 sayılı Yasa ile değişik 1086 sayılı HUMK.'nun 409.maddesi hükmüne göre 1967/244 sayılı dava açılmamış sayılmaktadır. Bu hususta mahkemece bir karar verilmemiş ise de, bu kararın verilmemiş olması yukarıda açıklanan neticeyi değiştirmez. Açılmamış sayılan bir dava hiç açılmamış sayılmaktadır. O halde yeni dava daha önceki davanın devamı sayılamaz. Davada tapulamadan önceki sebebe dayanılarak kaydın iptali istenilmiştir. 766 sayılı Yasa'nın 31/2.maddesi hükmüne göre tapulamadan önceki sebeplere dayanılarak açılacak davaların tapulama tutanağının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içerisinde açılması gerekir. Son dava bu süre geçirildikten sonra açılmıştır. Anılan maddedeki süre hak düşürücü süredir. Bu itibarla mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulması gerekir. O halde açılan bu davanın anılan madde hükmüne göre reddine karar verilmesi gerekir. Bundan zuhul ile yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava konusu taşınmaz, tapulama mahkemesi kararı ile 1960 yılında hükmen tescil edilmiştir. Temyize konu dava ise, kayıt maliklerinden Osman Öcal'ın miras bırakanı babası Ali'nin diğer mirasçıları tarafından ve kök muris Ali'den kendilerine intikal eden miras haklarına dayanılarak iptal ve tescil istemiyle açılmıştır. Görüleceği üzere davacılar, tapu iptali davasında, tapulama tespiti öncesi sebebe dayanmışlardır. Bu durumda davada 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 31/2.maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği vurgulanarak davanın reddi gereğine işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da aynen benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA bozmada oybirliği, nedeninde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy